SON DAKİKA

10 adımda hazır giyimde sürdürülebilirlik

Dergi Haberleri

"Artık yüzümüzü her alanda daha çok yeşile döndük. Türkiye bu noktada büyük yatırımlara ve projelere imza atıyor. Hazır giyim sektörü de sürdürülebilir kalmanın öneminin farkında. Hazır giyim endüstri daha dayanıklı uzun süreli kullanıma, tamir ve yenilemeye uygun modern-klasik bir anlayışa hizmet edecek ürünler ve trendler üzerinde yoğunlaşma durumundadır" diyen İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve TYH Uluslararası Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, sektöre yön veren sürdürülebilirlik kavramını 10 adımda anlatıyor

İrem Sertbaş / irem.sertbas@platinonline.com

1-Sektörel bir ayrıma gitmeksizin dünya üzerinde bugün var olan sınırlı kaynakların mümkünse sıfır atık bırakacak şekilde kullanarak, yenilenebilir ve/veya dönüştürülebilir olmasını anlamalıyız. 

2-Hazır giyim endüstrisinin sürdürülebilirlik bağlamında olmazsa olmazları; etkin kaynak kullanımı, çevresel etki ve atık yönetimidir.

3-2000’li yılların başlarından bu yana süregelen çok uluslu markaların keşfetme maliyetlerini kontrol etme ve birbirinin tekrarı olan aksiyonları ortadan kaldırma çabalarıyla başlayan sürdürülebilirlik oluşumu, küresel iklim değişikliği sonuçlarının güncel hayatımızı etkilemeye başlamasıyla daha anlamlı hale gelmeye başladı. Uluslararası alım gruplarının kalibrasyonunda CSR standartları temel parametre halini almaya başlayınca sürdürülebilirlik kavramı gerçek yerini aldı, oturdu.

4-Dünya genelinde sürdürülebilirlik konusuna, hazır giyim endüstrisi penceresinden baktığımızda; çevresel etkiler ile iş güvenliği ve işçi sağlığı olarak iki grupta ele almak doğru olacak. Çalışma sahalarının güvenli ve standartlara uygun olması başlıca kriter olarak öne çıktı. Türkiye olarak bu alanda iyi bir noktada olduğumuzu söylemek mümkün.

5-Dünya hazır giyim endüstrisinin belki de en esnek üretim anlayışına ve yaratıcılık becerisine sahip olan ülkemizde bu konuda çok sayıda iyi örnek bulunuyor. Enerji verimliliği, atık kontrolü, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında özellikle ihracata yönelik imalat yapan firmalarımızda dünya standartlarında uygulamalar yapılıyor.

6-Üretim sürecinde oluşan atık ve teleflerin verimlilik çalışmalarıyla minimize edilmesi, bu atıkların geri dönüşüm işlemlerine tabi tutularak tekrar endüstriye kazandırılmasını sağlıyor. Firmalarımızın rüzgar (RES) ve güneş (GES) gibi temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanarak kendi enerjisini üreten tesisler kurmaları, yağmur suyu biriktirme tankları marifetiyle su tasarrufu sağlamaları gibi olumlu çevresel etkisi yüksek faaliyetler olarak karşımıza çıkıyor. 

7-Yalnızca tek bir dünyamız var. Hızlı moda anlayışının pazar dinamiklerini etkisi altına alması hazır giyim endüstrisinin kirletici özelliğinin daha da artmasına yol açtı. Sürdürülebilirlik başlığı altında korumaya çalıştığımız temiz su kaynakları, hava ve toprak maalesef yenilenebilir değil. Ayrıca insan kaynağı çok çok değerli… O nedenledir ki sürdürülebilir kalmak önemlidir. Hatta, en önemlidir. Dünya genelinde satın alma dürtüsünü artık yalnızca ihtiyaçlarımız belirlemiyor; ihtiyaçlarımızın aksine istek ve trendler belirliyor. Gelişen iletişim olanakları, teknolojik altyapı ve yüksek ulaşılabilirlik düzeyi, imkan-ihtiyaç-istek denkleminde istek lehine gelişim gösterirken; dengeyi de aşırı tüketim lehine bozuyor. 

8-Markalar kullanıcı tercihlerinin hayat bulmasında en önemli halkayı oluşturuyor; moda ve trend anlayışını onlar şekillendiriyor. Bu nedenle, markalar sürdürülebilir moda anlayışının temel destekçisi olmalı. 

9-Döngüsel ekonomi anlayışıyla hareket etmemizi gerektiren sürdürülebilirlik olgusu, geri kazanım konusunu önemli hale getiriyor. Tekrar kullanımı destekleyen bu amaca uygun, ölçekli yatırımların yapılması gerekiyor. Post-consumer yani nihai tüketicilerden toplanacak ürünler ve üretim firelerinin dönüştürülerek tekrar kullanıma uygun hale getirilmesi temel aksiyonlardan birini oluşturmaktadır. 

10-Önümüzdeki dönem moda ticaret döngüsünün geri dönüştürülebilir tüketim tarzını içeren eksene kayacağını düşünüyorum. Sürekli temizlemeye çalışarak harcayacağımız enerji ve kaynak, daha ziyade kirletmeme üzerine yoğunlaşmalıdır. Daha nitelikli bir ürün zinciri oluşumu çevresel etkileri minimize etmemize yardımcı olacak.