SON DAKİKA

Serhat Özeren

Serhat Özeren

serhat@serhatozeren.com

Dijital dönüşüm hayat kurtarır

Son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler, tüm sektörleri etkisi altına alan hızlı bir dönüşüm süreci başlattı. Bu sürecin adı, ‘dijital dönüşüm’ oldu. Tek cümle ile ifade etmem gerekirse, gerçek manada dijital dönüşüm, tüm sektörler üzerinde yapılan teknolojik yatırımlar ile mümkündür. Teknolojik gelişmeler pek çok alanda değişimi zorunlu hale getirmişken, özellikle bankacılık sektörü de bu değişimden payını almıştır. Bu bağlamda, Türkiye’de dijitalleşmenin yaşandığı öncü sektörlerden biri de bankacılık sektörü olmuştur. Bankaların müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetlerden yatırımlarının önemli bölümlerini dijitalleşmeye ayırdıklarını söylemek mümkün. Bankacılık sektöründe yaşanan dijitalleşme süreci incelendiğinde, teknolojik gelişmelere paralel olarak daha hızlı ve kullanım kolaylığı olan hizmet ve ürünlerin ortaya çıktığı, bununla birlikte alternatif dağıtım kanallarına ağırlık verildiği söylenebilir. ATM ve kredi kartı ile internet ve mobil bankacılık kullanıcı sayılarındaki artış, ülkemizde bankacılık sektöründe dijitalleşme sürecinin uzun yıllardır aktif şekilde yaşandığını da göstermektedir. 

YENİ TRENDLER

Günümüzde bankacılık işlemlerini dijital ortamda yapmayı tercih ediyor, dijital bankacılık uygulamaları ile pek çok bankacılık işlemini şubeye gitmeden yapabiliyoruz. Akıllı telefonlar üzerinden gerçekleştirilen ödemeler, ATM cihazlarından yapılan kartsız para çekme-yatırma işlemleri, karekod ile ATM’lerden işlem yapma özelliği, parmak izi ve yüz tanıma ile mobil bankacılığa giriş gibi çeşitli uygulamalar birer teknolojik yatırımın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknoloji ve değişen müşteri beklentilerinin şekillendirdiği dijital bankacılık, mobil uygulamalar, müşteri deneyiminin kişiselleştirilmesi, platformlar, veri analizi, güvenlik ve akıllı doğrulama gibi trendler sayesinde bankacılık sektöründe geleceğin fırsatlarla dolu olduğunu söyleyebiliriz.

ZORUNLU BİR SÜREÇ

Geleneksel bankalar, müşterilerinin sadece finansal varlıklarını yönetmeye devam ederken; dijital dönüşümünü tamamlayan ve ‘geleceğin bankası’ olarak adlandırılan bankalar, kişisel verileri de yönetecek. Bankalar, müşterilerinin izniyle kişisel verilerini finansal hizmetlerden fazlası için yine onların yararına kullanıp hayatın her alanında fayda sağlayacak. İlerleyen yıllarda bu bankalar yapay zeka ve robot otomasyonu ile desteklenen kanallar üzerinden veri odaklı müşteri deneyimi konusunda uzmanlaşacak. Dijital dönüşüm, bankacılık sektöründe bir tercih olmasının yanında zorunlu bir süreç olarak da değerlendirilebilir. Koronavirüs salgınında iş modellerini hızla dijitale taşıyan ve müşterilerine ‘temassız’ bir dünya sunan bankalar, dijital dönüşümün gereklilik değil zorunluluk olduğunu diğer sektörler gibi tecrübe etme imkanı buldu. Özellikle kriz zamanlarında dijital dönüşümün hayat kurtardığını bir kez daha görmüş olduk. Sonuç olarak, yeni teknolojik gelişmelerin müşteri tercihleri, rekabet ve e-ticaretin gelişimi gibi diğer alanlarda yarattığı değişimlere, ödeme sistem ve araçlarındaki yenilikler karşısında bankaların aldıkları aksiyonlarla yakın gelecekte geleneksel bankacılıkta sınırlar kalkacak ve yeni nesil teknolojiler bankacılık anlayışını değiştirecek.