SON DAKİKA

Ufuk Tarhan

Ufuk Tarhan

tufuk@m-gen.biz

Tabii ki para da dijitalleşiyor, buna niye şaşırıyoruz?

Adam Smith, İskoçyalı ahlak felsefesi profesörü… Ekonomi alanındaki teorileri, modelleri hâlâ öğretiliyor. 'Görünmez el'* sorusuna doğru yanıt vermeden Econ-101 dersi geçilemiyor, ekonomist, ekonometrist olunamıyor. Smith, 1776’da “Aslında gerçekten mübadele edilen; altın, gümüş, para, döviz değil, emektir. Emek; mübadele değerinin gerçek ölçütüdür” diyerek; para diye tapınılan, yüceltilen şeyin aslında sadece ‘emeğin el değiştirmesini sağlayan bir birim ve aracı’ olduğunu söylemiş. 244 yıl önce farkına varmadan dijital paranın, ‘blockchain’in, kripto paraların, değişim, paylaşım ekonomisinin yolunu zaten açmış…

EMEK ZİNCİRİ

Smith’in asıl ‘değer birimi’ olarak tanımladığı, ‘emek’ olarak ifade edilen kavramı; ‘ürün-hizmet’ olarak da kullanabiliriz. Çünkü her ürün ve hizmetin altındaki esas faktör; ‘sıfır noktasından tasarlanıp, üretilip, çöpe gidinceye hatta dönüştürülünceye kadar çalışan, kullanan, tüketen insan emeğidir, insan çabasıdır’… İster tüketici, ister üretici konumunda, her halükârda o emek olmasa hiç ama hiçbir materyalin, malzemenin, maddenin tek başına herhangi bir değeri yoktur. Aslında herhangi bir şeyi alırken, kullanırken ödediğimiz bedelin gerçek karşılığı, onun o hale gelmesine neden olan ‘emek zinciri’dir… Para, onun ölçeridir. Emeğin karşılığını günümüz dünyasında hâlâ çoğunlukla altın, gümüş, kıymetli maden, kâğıt, plastik kart, coin, para vb. ile yapıyor olsaydık, yani paranın kendisi ve formu ‘asıl mesele’ olsaydı; ne üretmeye, ne saklamaya, ne de taşımaya hiçbir kaynak, güç yetmezdi... Dünya tonlarca altından, gümüşten, madenden, kağıttan üretilmiş ‘paranın’ altında ezilirdi. 

PARANIN DİJİTAL VERSİYONLARI

Smith’e ve sanırım aklı başında herkese göre paranın hangi materyalden yapıldığının, hangi yollardan el değiştirdiğinin önemi yok. Olsaydı, zaten çoktan kitlenmiştik… O yüzden insanlık daima emeğin değerini daha kullanışlı ve kolay ifade edebileceği çeşitli değişim araç ve birimleri geliştirme gayreti içinde olmuştur. Şu anda da öyle bir sürecin tam içinden geçiyor, bu sefer ‘dijital’ versiyonlarına sıçrıyoruz. Özetle; para, içinde insanın emek zinciri olan ürün ve hizmetlerinin, her ne formda olursa olsun, el değiştirebilmesi, satın alma-erişme-kullanma vb. gücü verebilmesi ve bir karşılığının olabilmesini sağlayan araçtır. Zamanın ruhuna göre farklı çözümlerle sürekli değişir. Yaklaşık son 10 yıldır paranın, para yollarının ve formlarının hızla dijitalleşmesini yaşıyoruz. Bu da tüm sistemi değiştiriyor. Yakın gelecekte paranın, kredi kartının, çek-senet vb. her türlü finansal enstrümanın fiziksel kullanımı tamamen sonlanacak. FinTech’teki gelişmelerle kripto paralar ve başka dijital algoritmalara, mobil-temassız, minimum aracı ve masrafla blockchain üzerinden çok daha kolay ve hızlı işlem gören, yapay zeka tarafından yönetilen blockchain üzerinde akan dijitlere, müşteriler aboneye dönüşecek. Ve tabii ki bankalar, teknoloji şirketleri ile büyük şirketler de finans kuruluşları ile bütünleşecek. 

Tüm finansal işlemler ve fiziksel hizmetler mobil uygulamaların, buluttaki platformlarındaki dijitlere taşınacak. 

* Görünmez el: Piyasalardaki dengelerin ancak hükümet veya kurgulu unsurların manipülasyonu olmaksızın toplumun yararına oluşabileceğini savunur. Çünkü serbest piyasadaki serbest işlemler, kendiliğinden ve sürekli fayda sağlar. 

Bu faydalar da belirli çıkar gruplarının menfaatine göre regüle edilmiş veya planlanmış bir ekonomiden çok daha fazlasını yaratır.