SON DAKİKA

DEİK, ihracatta yeni yol haritasını belirledi

Dergi Haberleri

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, hayata geçirdikleri 'İhracat Ana Planına Destek Paketi’ ile Türkiye’nin uluslararası ticaret arenasında hak ettiği yere ulaşmasını hızlandıracak çalışmalara katkı sağladıklarını vurguluyor

Umut Çelik / [email protected]

• DEİK olarak ihracat odaklı yol haritanızı nasıl belirlediniz? Planlarınız içinde neler yer alıyor?

DEİK olarak ihracat planımızın olmaması mümkün değil. Dış ekonomik ilişkilerin içerisinde ihracat, ithalat, yurt dışı yatırımlar kısacası tümü var. Bu çerçeve içerisinde hareket ediyoruz ve 34 yıldır da faaliyetlerimizi buna göre koordine ediyoruz. En temel çalışma mantığımız ülke bazlı iş konseylerimiz üzerine kurulu. Hem Türkiye’ye çekeceğimiz yatırımlar hem de yurt dışında yapılacak yatırımlarla ihracatı artırmayı hedefliyoruz. Bütün faaliyetlerimiz bu amaç üzerine kurulu.

• DEİK olarak ‘İhracat Ana Planına Destek Paketi’ açıklamıştınız. Buradaki temel hedefinizi nasıl özetlersiniz?

DEİK; Türkiye’nin ihracatçısını, ithalatçısını, yurt dışında yatırım yapanını, hizmet ihracatı yapanı ve yurt dışından Türkiye’ye yatırım getireni içinde barındıran bir yapı. Hayata geçirdiğimiz ‘İhracat Ana Planına Destek Paketi’ ile DEİK’e daha fazla üye katılımını sağlayacağız. Daha fazla firmayı yurt dışı pazarlarla buluşturacağız ve daha fazla firmaya yurt dışında rehberlik edeceğiz. Amacımız; bugüne kadar DEİK çatısı altında girmemiş, DEİK’in kendisine sunacağı imkanların ne olduğunu bilemeyenlerin gelmesi olacak. Önceliğimiz; katma değeri yüksek olan sektörlerden daha fazla firmaların aramıza katılması... Dış dünya ile beraber olmak isteyen, dış dünya ile ticaret yapmak isteyen herkese kapımız açık.

• Şu ana kadar hangi noktaya ulaştınız?

Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan, ‘İhracat Ana Planı’nı açıkladı. Gerçekten kapsamlı bir plandı. DEİK olarak diğer faaliyetlerimizin yanı sıra ne yapabileceğimizi düşündük. Daha fazla firmayı, DEİK ailesiyle dış dünyayla buluşturmayı sağlayabilirsek bu pakete farklı bir noktada destek sağlayabileceğimizi düşündük. DEİK üyelerinden almış olduğumuz aidata, yeni üyeler için ilk bir yıllık süreçte yüzde 60 oranında indirim yaptık. Bunun önemli bir destek olduğunu düşünüyoruz. İkincisi DEİK’in faaliyetlerine, DEİK’e üye olmayan firmalar da katılabiliyor ve bundan sonra da katılacak. İlave olarak DEİK üyelerine kendi faaliyetlerimizin toplam ödenecek bütçesinde yüzde 20’lik bir indirim daha sağladık. 

• Son 17 yılda ihracat büyük bir artış gösterdi. 2023 yılı ihracat hedefi 226.6 milyar dolar olarak güncellendi. Barış Pınarı Harekatı’nın Türkiye’nin ihracat dengesini nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Ekonomik konjonktürde 3-5 günlük süreçlerden bahsediyorsanız, bunları küçük dalgalar olarak görüyorum. Bize, özellikle Barış Pınarı Harekatı çerçevesi içerisinde Türkiye’nin nasıl etkileneceği soruluyor. Ben, olumlu etkileneceğini düşünüyorum. Neden diye soracak olursanız, Barış Pınarı Harekatı’nı biz neye karşı yapıyoruz? Teröre karşı yapıyoruz. Terörün olmadığı yerde huzur ve istikrar vardır. Bir ülkeye yatırım yapılacaksa, dış yatırımlar açısından da değerlendirildiğinde, o ülkenin içerisinde hem dış yatırımlar hem de içerideki Türk yatırımcılar açısından istikrar olup olmadığına bakılır. Terörsüz bir ülkede istikrar vardır. Barış Pınarı Harekatı, ülkemiz ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacak.

• Türkiye’nin ihracat birim fiyatları 1.28 dolar seviyelerinde seyrediyor. Sırasıyla mücevher, savunma sanayi ve hazır giyim sektörleri öne çıktı. Kilogram başına ihracat gelirimiz ise şu an  6.42 dolar. Bu rakamlar nasıl artırılır?

Bu sadece Türkiye’nin sorunlarından biri değil. Dünya pazarlarında, genel itibariyle dünya ekonomisinde istenen büyüme sağlanamadığı takdirde mevcut arzınızda rekabet şartlarının da çetinleştiği bir sürece doğru gidiyorsunuz. Bu da maalesef fiyatlara yansıyor. Bunun çözümü ise fiyat odaklı ekonomiden ve fiyat odaklı üretimden teknoloji, Ar-Ge ve gelişmişlik odaklı üretime hızlı bir şekilde geçebilmek…

• Sizce Türkiye uluslararası rekabette nasıl bir konuma sahip?

Bu noktada dünya ticaretinden aldığımız pay açısından analiz yapmalıyız. Dünya ticaretinde geçtiğimiz 15 yıl öncesine bakarsak, binde 5’lik bir pay alıyorduk. Hedefimiz ise binde 15’ti. Bugün ise binde 9 seviyelerine geldik. Bu açından bakıldığında neredeyse yüzde 90 civarında bir artış sağlamış olsak da hedefimizin gerisinde olduğumuz gözüküyor. Hem DEİK hem de ülkenin tüm iş kurumları olarak bunu artırmak için çalışacağız. 

• Stratejik önem taşıyan ihracat pazarlarına yönelik çalışmalarınız bulunuyor mu?

Üç bölgenin önemli olduğunu görüyorum. Mevcut ihracatımızın yüzde 50’den fazlasını yaptığımız Avrupa bölgesinin dışında Afrika pazarı… Sahra Altı ve Sahra Üstü’nü zaten biliyorduk. Ama Sahra Altı çok önemli pazarlardan biri olacak. İkincisi ise Türk Cumhuriyetleri… Orta Asya ile yapacağımız ticaretin bundan sonraki süreçte olumlu ivme kazanacağını öngörüyoruz. Son olarak Latin Amerika’yı da gözden uzak tutmamız gerektiğini düşünüyorum. 

• İhracat teşviklerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Devletten beklentileriniz hangi yönde?

İhracat teşvikleri çerçevesinde hükümetin yeterli desteği sağladığı kanaatindeyim. Zaman zaman nokta atışlı düzeltmeler gerekebilir. Bu tip konularda ilgili konuları bakanlığımıza her zaman iletiyoruz ve olumlu geri dönüşler alıyoruz. 

• Türkiye uluslararası ticarette ne gibi zorluklarla karşılaşıyor? 

Bu sorunlara, ‘tarife dışı engeller’ diyoruz. Zaman zaman gümrük duvarlarını artırmak gibi direkt engeller olduğu gibi zaman zaman da tarife dışı engel koyuyorlar. Bu dün vardı, bugün olur, yarın da olacak. Oturup o ülkelerle pazarlığımızı yapacağız. Ülke olarak fiyattan ziyade teknoloji odaklı ürünler üzerinde gidebilirsek yurt dışı piyasasında pazarlık gücümüz daha fazla olacaktır.