SON DAKİKA

Toplum için ortak bir değer üretme refleksi geliştiriliyor

Girişimcilik Haberleri

Disiplinler ötesi inovasyon platformu Atölye ile Zorlu Holding’in kurucu ortaklığı ve sürdürülebilirlik alanında uzmanlaşmış 360’ın stratejik partnerliği ile Nisan 2016’da hayata geçirilen sosyal inovasyon platformu imece, her geçen gün daha da karmaşık hale gelen temel dünya meselelerine yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretiyor. imece, temalarını ve destek programlarını, Birleşmiş Milletler tarafından sürdürülebilir kalkınma için ilan edilen ‘17 Küresel Hedef’e göre belirliyor. Sosyal girişimler için ilk üç destek programı ise ‘nitelikli eğitim’,‘ toplumsal cinsiyet eşitliği’ ve ‘eşitsizliklerin azaltılması’ olarak belirlendi. İlk iki destek programı tamamlandı. Eşitsizliklerin azaltılması başlığı altındaki destek programına yönelik hazırlıklar ise devam ediyor.

İlk destek programına 200 bireysel başvuru alınırken ikinci destek programında 77 takımdan başvuru alındı. Eğitim, mentorluk, ağ gibi desteklerin yanı sıra seçilen her bir takım 120 bin TL hibe alarak, fikirlerini sürdürülebilir iş modellerine çevirme fırsatına sahip oluyor. Her iki destek programı kapsamında toplam 6 projenin girişimlerini hayata geçirmek üzere hibe desteğiyle buluştuğu dikkat çekiyor.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR PLATFORM YARATMAK İSTİYORUZ”

Zorlu Holding olarak geleceği şekillendirecek her fikrin, toplumsal bir fayda sağlaması gerektiğine inandıklarının altını çizen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, “Yaptığımız işlerde ve ürettiğimiz projelerde toplum için bir ‘ortak değer’ üretme refleksi ile hareket ediyoruz. Kaynakların toplum için etki yaratabilecek fikirlere ve şirketlere yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada her geçen gün daha da karmaşık ve çok boyutlu hale gelen toplumsal meselelerin; sosyal faydası yüksek, toplum için ortak değer yaratabilecek, yenilikçi, sürdürülebilir ve kendi gelir modelini üreten sosyal inovasyon ile çözülebileceğine inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda imece’nin kurucu ortaklarından biri ve ilk üç destek programının hibe destekçisi olarak projeye can suyu verdik. imece’yi sadece bir toplumsal sorumluluk projesi olarak görmüyoruz. Sürdürülebilir bir platform yaratmak istiyoruz. Kendi ayakları üzerinde duran bir yapı ve ekosistem yaratma hedefindeyiz. Eğer söz konusu temel sorunları çözüp toplumu doğru bir şekilde inşa edemezsek gelecekte şirketlerin ayakta durabileceği bir yapı da olmayacak” diyor.

2.5 TRİLYON DOLAR YATIRIM BOŞLUĞU BULUNUYOR

Dünya meselelerinin tanımlanmasında önemli bir çerçeve sunan Birleşmiş Milletler’in küresel hedeflerine ulaşmak için 2030 tarihinin belirlendiğini ifade eden imece Direktörü Buğra Çelik, “Bu tarih yaklaştıkça meselelerin çözümüne yönelik maddi kaynakların bir araya getirilebilmesi gitgide önem kazanıyor. Yapılan araştırmalar hedeflere ulaşabilmek için 2.5 trilyon dolar gibi bir yatırım boşluğu olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda tüm özel sektör oyuncularının ve yatırımcıların sosyal ve çevresel meselelerin çözümünün fonlanması için harekete geçmesi gerekecek. Bu bağlamda, çözüme yönelik çalışan sosyal girişimlerin, kuruluşlarından ilerleyen aşamalara kadar yatırıma ulaşabilmeleri önemli bir konu başlığı. Bu amaçla geçtiğimiz yıllarda girişimcilik alanında gördüğümüz güçlü bir ekosistem inşası, sosyal girişimcilik etrafında da gerçekleşmeli” yorumunda bulunuyor. 

HANGİ KRİTERLER ÖNE ÇIKIYOR?

Bu kapsamda Buğra Çelik’e destek programında yer alan projeleri hangi kriterlere göre değerlendirdiklerini sorduk ve şu yanıtı aldık: “Destek programındaki projeleri seçerken takımların meseleye tutkuyla bağlı olmalarını istiyoruz. Takım üyelerinin en az birinin alanda çalışıyor olmasını; iş geliştirme, tasarım ve ticari farkındalık gibi yetkinliklere sahip olmasını ve projede tam zamanlı çalışabilecek olmasını bekliyoruz. Sosyal girişim fikrine yönelik olarak ise üzerine eğilen temaya uygun olması, net bir problemi tanımlaması, saha deneyimlerine dayanıyor olması, sosyal etki potansiyelinin yüksek olması, sürdürülebilir bir gelir modeline sahip olması, uygulanabilir ve ölçeklenebilir olması gibi kriterlerimiz var.”