SON DAKİKA

Bağcı: Türkiye’nin petrolü turizmdir

Turizm Haberleri

World Tourism Forum Başkanı Bulut Bağcı dünya pazarında Türkiye’nin adını ve ülkemizdeki turizm noktalarını marka haline getirmek gerektiğini belirterek "Türkiye’nin petrolü turizmdir" dedi

Türkiye’nin dünya turizm ve seyahat sektörü içindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Turizm, dünyanın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri haline dönüştü.  Türkiye’de hızla büyüyen sektördeki hâkimiyet alanlarını, hızla genişletiyor. Türkiye için turizm sektörü, ekonomik gelir kaynaklarından biri, ihracat kalemi olarak kabul ediliyor. Özellikle dış ticaret açığını kapatma konusunda çok önemli bir potansiyele sahip bulunuyor.

2017’de sektörümüzün büyüme oranı yüzde 28 civarında gerçekleşti. 2018 yılının ilk 9 ayı rekor kırdığımız bir dönem oldu. İlk 9 ayda dünya turizminde büyüme yüzde 5.4 olurken, seyahat eden kişi sayısı 1 milyar 83 milyon adet açıklandı. Türkiye’deki büyüme hızı dünya ortalamasının üstünde.

Türkiye coğrafi konumundan ötürü sahip olduğu zengin kültür mirası, tarihi ve doğal kaynaklarıyla dünya turizm sektöründe yaşanan rekabette üstün bir güce sahip. Ülkemizin dünya turizm pastasından aldığı pay, her geçen gün artıyor. Ülkemizin bu donanımı, ona dünya turizm sektöründe belirleyici bir rol kazandırıyor.

Son yirmi yıla bakacak olursak; Türkiye’nin turizm gelirlerindeki iyileşme, yatırımcıların dikkatini çekti. Dolayısıyla artan yatırımlarla birlikte sektörümüz ekonomiye sağladığı katma değeri de artırarak ekonominin kilit sektörleri arasına girmeyi başardı.

Türkiye son üç yılda yabancı ziyaretçi bakımından artış yakalarken, İspanya ve Yunanistan gibi turizmde öne çıkan ülkeler gelir ve ziyaretçi sayısında kayıplar yaşadı. Ülkemiz dünya ülkeleri arasındaki cazibesini giderek artırıyor.

Güçlü ve zayıf alanlarımızı özetler misiniz?

Türkiye kültürel mirası ve tarihi güzellikleri ve farklı destinasyonlarıyla turizmde her türlü hedef kitleye sesini duyurabiliyor. Bunca zenginliği çok büyük yatırımlarla işleyerek, dünyadaki konumumuzu da güçlendiriyoruz.

Ekonomik gelişmişlik konusunda ciddi adımların atıldığı ülkemizde turizmdeki gelişmeler de aynı ölçüde hem sektörümüzü hem de ekonomimizi besliyor.

Türkiye girişimcilik konusunda da çok önemli fırsatlar barındıran bir ülke. Ancak bu alan henüz yeni gelişiyor. Ülkemizin ekonomik kalkınmışlıkta ulaştığı konumu, yeni turizm yatırımlarıyla çok doğru bir şekilde işleyebiliriz. Girişimci yönümüzle, sektörümüz adına yeni iş fırsatları yaratmamız gerektiğine inanıyorum. Yeni dönemde sektörümüzün en çok yeni iş alanlarına, bu yönde sunulacak eğitim ve girişimcilik fırsatlarına ihtiyacı var.

Türkiye turizminin güçlenmesi ve dünyadaki yerini kuvvetlendirmesi adına attığınız somut adımlar?

Türkiye’nin coğrafi konumu, sahip olduğu inanç turizmi zenginliği ve sunduğu üst düzey kalite onu dünya liginde üst sıralara taşıyor. Bu noktada kongre turizmine yönelik yapılan yeni yatırımlarda da bu alanın cazibesi artıyor. Ülkemiz bu sayede dünyanın en büyük uluslar arası organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir pozisyona yükseldi.  Ülkemize gelen turistlerin de her geçen yıl bölge ve ülkelere göre dağılım yelpazesi genişliyor. Turizm sektöründe yapılan yeni atılımlar da bunu destekliyor. Yapılan her yeni yatırım, hedef kitlemizi aynı ölçüde genişletiyor.

Dünya turizmine yön veren ilk 10 ülke arasında yer alan ülkemizin 2023 hedefleri arasında ilk 5’te olmak yer alıyor. Bu hedefe ulaşmak için de çok iddialı adımlar atılıyor.

Türkiye’yi rakiplerinden ayıran ve öne çıkartan özellikleri neler?

Türkiye tatil, inanç, kongre ve sağlık gibi turizm sektörünün her alanında dinamik bir yapıya sahip bulunuyor. Sunduğu bu çok çeşitlilikle de rakiplerinden ayrışıyor. Zenginliklerimiz bizi sektörde birkaç adım birden öne çıkarıyor.

Türkiye’nin en çok hangi bölgelerine seyahat etmekten keyif alıyorsunuz? Neden?

Türkiye’de her bölgenin ve her semtin kendine özel ayrıcalıkları ve cazibe merkezi var. Yaz mevsiminde Antalya ve Bodrum’u tercih ediyorum. Benim için bu iki lokasyon vazgeçilmezdir. Eğer gastronomi gezisi yapacak olursam mutlaka Gaziantep başta olmak üzere Anadolu’nun lezzet noktalarına mutlaka giderim. Örneğin Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon başta olmak üzere tercih ettiğim bölgeler arasında yer alıyor. Gezi tatili için yine Anadolu’yu tercih ediyorum. Özetle aslına baktığımızda Türkiye’nin her bölgesi farklı bir kültürü farklı bir atmosferi barındırıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin birçok noktasını tercih edebiliyorum.

Türkiye’nin herhangi bir bölgesine yaptığınız seyahat sırasında yaşadığınız farklı bir deneyim veya unutamadığınız bir anınızı kısaca paylaşır mısınız?

Diyarbakır ziyaretim sırasında beni çok şaşırtan bir hadise yaşamıştım. Diyarbakır’a gittiğimizde orada yaşayan vatandaşlarımızın çok misafirperver olduğunu gördük. Uçaktan iner inmez bizlere göstermiş olduğu misafirperverlikten çok etkilenmiştik. Türkiye’de birçok noktaya ziyaretlerim olmuştu. Keza dünyanın birçok noktasına gezilerim olmuştu. Ben Diyarbakır’da görmüş olduğumuz ilgi ve alakayı hiçbir yerde görmedim diyebilirim. Bu gezi beni çok etkilemişti.

Konuyla ilgili söylemek veya eklemek istediğiniz farklı bir şey var mıdır?

Türkiye’nin petrolü turizmdir. Bu cümleyi biraz açmak gerekirse, biz ülke olarak ne yazık ki yer altı zenginliklerine sahip değiliz. Bugün baktığımızda Kuveyt, Katar ve Malezya gibi ülkeler Gayri Safi Milli Hasılalarını yer altı zenginliklerinden elde ediyorlar. Yani petrol ve doğalgaz gibi kaynaklardan elde ediyorlar. Ülkemize baktığımızda bizim elimizdeki kaynağımız kültür ve tarihimiz. Türkiye bugün sanayi dışındaki en büyük geliri turizmden elde ediyor. Türkiye’nin ekonomisini kalkındıran sektör turizmdir. Ülkemizde turizm ile alakalı dünya standartlarında kalifiye personellerimiz ve tesislerimiz de mevcut. Bu anlamda yapmamız gereken elimizdeki kaynakları doğru kullanarak, doğru stratejilerle geleceğe dönük turizm faaliyetleri gerçekleştirmeliyiz. Böylece dünya pazarında Türkiye’nin adını ve ülkemizdeki turizm noktalarını marka haline getirmemiz gerekiyor.