SON DAKİKA

Serter: Türkiye, dünyada ilk 10'da yer almalı

Turizm Haberleri

Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter "Güzellik ve kaynak bakımından Türkiye, dünyanın ilk 10 sıralamasında olmalı" dedi

Türkiye’nin her şeyiyle bütünleşmiş bir yer olduğunu söyleyen Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter, ülkemizdeki turizm sektörünü şöyle yorumluyor: “Güzellik ve kaynak bakımından Türkiye, dünyanın ilk 10 sıralamasında olmalı. Bu güzellikleri doğru yönetebiliyor muyuz? Bu avantajımızı kullanamadığımız için hak ettiğimiz yerde değiliz. Akıllı, çevreye duyarlı, samimi ve dürüst politikalar yapmamız lazım. Değer önergesini yükseltmemiz gerekiyor. Buraya gelen turistlerin de katma değerli turistler olmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Bunu yapmanın en güzel yollarından biri olarak sanatı kullanabiliriz. Gastronomiyi kullanabiliriz. Misafirperverliğimizi kullanabiliriz. 4 yıl öncesine kadar turizmde yıldızı parlayan bir ülke olan Türkiye’yi eski haline getirmemiz için çabalamamız gerekiyor.”

MALZEMELER TAMAM, YEMEK YAPMAYI BİLMİYORUZ

Turizm sektöründe operasyon tarafında oldukça kuvvetli olduğumuzu söyleyen Ahu Büyükkuşoğlu Serter, sektörün zayıf ve güçlü yönleri hakkında şunları söylüyor: “Turizmde çok iyi yetişmiş ve kalifiye bir operasyon tarafımız var. Acenta seviyesinde Türkiye iyi durumda. Büyük ölçekli tesis yönetiminde iyiyiz. Güçlü tarafımız Allah’tan bize verilen değerler. Biz maalesef bunu iyi kullanamıyoruz. Yanlış yaptığınız bir davranış size birkaç seneye mal olabiliyor. Kötü yapılaşma en önemli tehdit. Yapı yapılarak turizm yapılmaz. Biraz kutunun dışında düşünmek lazım. İhtiyaç olan her şey var da biz yemeği yapmayı bilmiyoruz.”

İNSAN FAKTÖRÜ ÖNEMLİ

Türkiye’yi turizm alanında rakiplerinden ayıran en önemli faktörün insan olduğunu söyleyen Ahu Büyükkuşoğlu Serter, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Turizm sektöründe çalışan insanların hızlı ve çalışkan olmalarını önemli bir avantajımız olarak görüyorum. Ancak insanların daha iyi eğitilmiş olması lazım. Lisan konusunda eksiklikler var. Mutlaka iyi İngilizce konuşmak gerekiyor. Bizde insanlarda memnun etme arzusu çok fazla var. Türkiye’de 1 ayda yapabileceğiniz bir işi başka ülkede bir yılda yaparsınız. Benim Lizbon’daki Casa D’ell Arte’yi hayata geçirmem 2 yıl sürdü. Bu sebeple Türkiye’nin değerini iyi bilmeliyiz."

TÜRKİYE’DEKİ MEKSİKA…

“Bizim çıkış noktamız turizmci olmak değildi” diyen Ahu Büyükkuşoğlu Serter, sözlerine şöyle devam ediyor: “Türkiye’de turizm nasıl daha iyi yapılır, bunu örneklendirmek istediğimiz için yola çıkmıştık. Ben misyonumuzu, Bodrum’daki Casa D’ell Arte otelimizle yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Türkiye’ye gelen her önemli insan gelsin burada bizde kalsın. Onların Türkiye’yi anlatması çok önemli. Bizim Bodrum’daki diğer otelimiz Casa Hermanas için Türkiye’deki Meksika şeklinde haberlerimiz çıktı.”

“TATİLE GİTTİM, HALICIDAN ARSA SATIN ALDIM”

Ahu Büyükkuşoğlu Serter, yaşadığı bir deneyimi şu şekilde anlatıyor: “Kapadokya’daki arsayı almamın biraz enteresan bir hikayesi var. Orada yaşayan bir arkadaşımın evine kalmaya gitmiştim. Yolda giderken yakınlarda çok güzel bir konak gördüm. Konağın sahibi kim diye bakınırken Alman bir kadınla tanıştım. Kadın karşı komşumuzmuş. Konakla ilgili muhabbet açıldığında, o konağın Alman bir arkadaşına ait olduğunu söyledi. Fakat adam ayağını kırmış, hastanedeymiş. Tamam dedim, hadi gidip ziyaret edelim. Kadınla beraber hastaneye gittik. Adamla arkadaş olduk ve yıllarca konuştuk. Fakat evini alamadım, anlaşamadık. Ama onların sayesinde bir tane halıcıdan arsa aldım. Burada büyük şirketlere liderlik eğitimi verip onlardan kazandığım parayı, Anadolu’daki çocukları buraya getirip bu eğitimleri onlara vermek için harcamak istiyorum. Bu da benim emeklilik projem.”