SON DAKİKA

Abdulkadir Karagöz

Abdulkadir Karagöz

[email protected]

Değer odaklı yaklaşım ile nitelikli iş gücünün Türkiye’ye dönmesi mümkün

İş hayatında çalışanlar ve işverenler arasındaki uyum, her iki tarafın birbirine karşı sundukları ortak çalışma alanlarındaki anlayışla şekillenir. İşverenin çalışanla iletişimindeki kalite, anlaşmazlıkları minimize ederek sadece operasyonel süreçlere odaklanmayı ve verimliliği artıracak faaliyetleri hayata geçirmeyi sağlar. Şirketlerin nitelikli insan kaynağını kendi bünyelerine katmaları sürecinde ise çalışana değer verme ilkesi oldukça önemli bir husustur. Bir çalışan, iş tercihi yaparken başvurduğu şirketin çalışma ortamı, kalitesi, kurumsal yapısı ve sunduğu gelişim fırsatları tercih sebebi oluyor. Bu nedenledir ki, ekonomik açıdan büyük fakat kurumsal yapısı tam oturmamış şirketlerle, kurumsal yapısı ve işleyişleri belli olan ancak ekonomik olanakları kısıtlı olan şirketlerin yayınladıkları iş ilanlarına gelen başvuru sayısı farklıdır. 

FARKLI PROGRAMLARLA DİP DALGA OLUŞTURULUYOR

Ekip arkadaşlarımızın yaptığı görüşmelerde işini değiştirmek isteyen adayların önemli bir kısmında; çalışma ortamındaki iletişim eksikliği ve verilen sözlerin tam anlamıyla tutulmamasının en önemli etken olduğu ortaya çıkıyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarda 6.5 milyonu aşkın vatandaşımızın yurt dışında çeşitli sebeplerle eğitim ve iş hayatına devam ettiğini görüyoruz. Her birinin yurt dışında olma gayeleri farklı olabilir ancak büyük bir çoğunluğunun daha iyi fırsatları yakalamak için yurt dışına çıktığını biliyoruz. Genç yaşta kendilerini geliştirme, lisansüstü eğitim yapma ya da çalışma amaçlı yapılan göçün, Türkiye’ye dönmesi halinde ekonomi, teknoloji ve bilim alanındaki çalışmalara sağlayacağı katkı çok daha yüksek olacaktır. Buna karşılık ülkemizde son yıllarda bilim, teknoloji, savunma sanayi, sağlık gibi alanlarında ses getiren yatırımlar yapılıyor. Özellikle milli teknoloji hamlesi gibi programlarla dip dalga oluşturarak asimetrik bir büyüme yapmak hedefleniyor. 

3.5 MİLYON NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ TÜRKİYE’YE DÖNDÜ

Şimdiye kadar yapılan çalışmaların etkisiyle yurt dışındaki 3.5 milyon nitelikli iş gücümüz Türkiye’ye döndü. Ancak şu an yurt dışında bulunan ve sayısı azımsanamayacak kadar çok olan yetişmiş insan kaynağımızı düşündüğümüzde, istihdam alanları oluşturan bu yatırımlara hızla devam etmemiz gerektiğini görüyoruz. Tabii ki özel sektör de daha fazla inisiyatif alarak elini taşın altına koymalı ve bu büyümeye destek vermeli. Bu sayede yetenekli ve donanımlı vatandaşlarımızın, yurt dışında kazandıkları tecrübe ve birikimi ülkemize harcamalarını sağlayabiliriz. Türkiye’nin gelişen sosyal ve ekonomik düzeyi doğrultusunda yapılacak uzun vadeli planlar ile biz de çok gelişmiş ülkeler gibi yurtdışından nitelikli yabancı bireylerin kariyerleri için hedef ülke olabiliriz.

UYUM VE İŞ BİRLİĞİ ORTAMI SAĞLANMALI

‘Milli Proje Milli İstihdam’ projemizde tanıştığımız, dünyanın birçok farklı noktasında yaşayan alanında uzman, tecrübeli yüzlerce vatandaşımızın hasretle ülkemize dönmeyi ve bu kalkınma sürecinde rol almayı istediklerini görüyoruz. Ancak bu süreçte en çok dile getirdikleri husus, benzer çalışma koşullarını sağlayacak çalışma ortamı bulamamak ve fırsatlardan haberdar olamamak. Benzer çalışma koşulları derken kast ettiğimiz salt ekonomik boyut değil; uyum ve iş birliği ortamının tam anlamıyla sağlanamamış olması. Tüm bu problemleri aşacak ve yurt dışında yetişen nitelikli iş gücünü de çalışmalarımıza dahil edecek adımlar atmamız gerekiyor. Bunun için yurt dışında kalma gerekçelerini iyi anlamaya, ülkemizi ve çalışma ortamımızı cazip hale getirecek değişimleri yapmaya, bunun için de nitelikli beyinlerin hareket güdülerini analiz etmeye ve beklentilerini karşılayacak politikalara ihtiyaç var.