SON DAKİKA

Abdulkadir Karagöz

Abdulkadir Karagöz

[email protected]

Yeni bir istihdam alanı; Havalimanı şehri 'Aircity'

Milli gelir ve nitelikli istihdam olmak üzere ekonomik aktiviteye doğrudan katkı sağlayan hava taşımacılığı, hem dünyada hem de Türkiye’de büyük atılımların yapıldığı önemli bir sektör haline geldi. Havacılığın dinamizmi, yüksek teknoloji, zaman kavramının önemini artırması ve gelir düzeyinin yükselmesi bireyler ve toplumlar arasındaki ilişkileri artırdı; bu da hava taşımacılığını toplum taşımacılığı haline getirdi. Uluslararası niteliği itibariyle hizmetin devamlılığı ve gerekliliği için süreklilik arz eden havalimanları da, değişim ve dönüşümlerle birlikte yeni bir konsepti beraberinde getirdi. Havalimanları, sadece seyahatlerin başlayıp bittiği noktalar olmaktan çıktı. Uzun bir süre yaşam merkezi rolü üstlenen bir önceki nesil meydanlar, yerlerini ‘Airport City Havalimanı Şehri’ olarak duyuran konseptlere bırakmaya başladı.

10 YILDIR SIKLIKLA GÜNDEME GELİYOR

Dünyada Dallas, Denver, Pekin, Kuala Lumpur, Incheon, Stockholm gibi şehirlerde uluslararası havalimanları ‘AirCity’ örnekleriyle karşımıza çıkıyor. Bu merkezler lojistik, eğitim, turizm, yüksek teknoloji başta olmak üzere kendi etrafında kümelemeler oluşturuyor. Ülkemizde de son 10 yılda sıklıkla gündeme gelen havalimanı kentleri projesiyle, hizmet sektörü farklı bir dönüşüm fırsatını yakalayacak. Bir havalimanı kenti sadece uçuş faaliyetleri için istihdam alanları oluşturmuyor, çevresindeki tamamlayıcı sektörlerle ciddi bir istihdam merkezi halini alıyor. İstanbul Havalimanı henüz faaliyete geçmesine rağmen inşaat sürecinde ve sonrasında 50 ila 70 bin arasında bir istihdam sağladı. Çözüm ortaklarımızdan olan İstanbul Havalimanı ile ilgili yapılan araştırmalara göre 2025 yılında istihdam rakamının 194 bin ila 225 bine arasında olacağı öngörülüyor. 

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TASARIM

İstanbul Havalimanı sınırları içerisinde projelendirilen alışveriş ve yaşam merkezi ‘İstanbul Airport City’nin ise oteller, ofisler, alışveriş merkezleri, sosyal tesisler, hastaneler, okullar ve sergi salonlarıyla birlikte yeşil, sürdürülebilir bir tasarıma sahip olması hedefleniyor. Böylece sadece havalimanı müşterilerine değil, tüm kente hizmet veren bir AirCity ortaya çıkarılacak. Bu da yerli ve yabancı ziyaretçilerin oluşturacağı yoğun bir sirkülasyon demek. İstanbul Sabiha Gökçen, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Antalya Havalimanları başta olmak üzere ülkemizin farklı noktalarındaki havalimanları bölge gerçekliklerine uygun AirCity özelliğini taşıyabilecek potansiyele sahip. Bu doğrultuda ortaya çıkan verilerle birlikte, havalimanı kentlerinin turizm, ticaret, uluslararası ilişkiler ve teknoloji alanındaki sektörlere ciddi ölçüde katkı sağladığı beraberinde istihdam fırsatlarını artırdığı, tamamlayıcı sektörleriyle birlikte değerlendirdiğimizde ise çarpan etkisinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. 

EĞİTİM/UYGULAMA MODELİ

Havalimanı işletmeciliği ve AirCity arasındaki diyalektik ilişki, hem personel istihdamı sürecinde hem de yöneticilerin atanması sürecinde vizyon sahibi kişilere yer vermenin gerekliliğini bizlere hatırlatıyor ve şimdiye kadar bu alanda yaptığımız tüm çalışmalarda rehber oluyor. Çok geniş bir alanda ekonomik etkiye sahip olan sektörün nitelik ve nicelik bakımından ihtiyaç duyduğu insan kaynağının temin planlaması çalışmalarında makro karar alıcılar olarak kamu kurum ve kuruluşları da aktif olarak yer almalıdır. Birlikte ortaya koyulacak, sektörün hassasiyetlerine uygun yeni bir eğitim/uygulama modeli ile Türkiye için büyük fırsatlar oluşturma potansiyeli olan bu sektöre destek sağlanabilir.