SON DAKİKA

Dr. Murat Şeker

Dr. Murat Şeker

Yeni evimiz, markamıza önemli başarılar getirecek

Havacılık sektörü, dünyada ekonomik büyümenin hız kazanmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu ekonomik fayda; şehirlerin birbirine bağlanması; insanların, ürünlerin, hizmetlerin, teknolojilerin ve fikirlerin akışının gerçekleştirilmesiyle sağlanıyor… Bu sebeple, 6 Nisan 2019’da dünyanın tek seferde en büyük havalimanı taşınması olarak tarihe geçen İstanbul Havalimanı’na geçişimiz, Türk Hava Yolları’nın ve Türkiye’nin büyüme hedeflerinin gerçekleşmesine sağlayacağı katkı sebebiyle çok önemli bir gelişme... İki önemli faktör, bu büyüklükteki bir havalimanını bizim için gerekli kılıyor. Birincisi; İstanbul’un ve Türkiye’nin bir turizm merkezi olması. İstanbul, 2018’de ağırladığı 102.3 milyon yolcu ile Avrupa’da en çok seyahat edilen üçüncü şehirdi. Aynı sene, Atatürk Havalimanı, 68 milyon yolcu ile Avrupa’da en çok seyahat edilen beşinci havalimanı oldu. Son 15 yıla baktığımızda (2004-2019) ülkemize gelen yabancı turist sayısının 2.6 kat artarak, 45 milyona ulaşacağını öngörüyoruz. Türkiye’ye gelen bu turistlerin yaklaşık %75’inin havayolu ile geldiği düşünüldüğünde, havacılık sektörünün gelişimi ile turizmdeki gelişim arasında güçlü bir ilişki olduğunu görebiliriz. İstanbul Havalimanı’nı gerekli kılan ikinci önemli faktör ise İstanbul’un coğrafi konumu ile sağladığı avantaj ile büyümemize olan katkısı... 

CİDDİ BİR DAĞITIM KAPASİTESİ

İstanbul, yaklaşık 3 saat uçuş mesafesinde, 60'ın üzerinde ülkeye ulaşabilme imkanı sağlıyor. Bu çok ciddi bir dağıtım kapasitesi sağlıyor. Bu merkezden tüm Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey ve Doğu Afrika bölgelerine ve 70’e yakın ülkeye sadece dar gövde uçaklarımız ile hızlı ve verimli ulaşım imkanı sağlayabiliyoruz. 20 yıl içerisinde Türkiye üzerinden geçen transit yolcu trafiğinin yaklaşık 2 katına çıkacağı beklentisi değerlendirildiğinde; sürdürülebilir bir büyüme elde edebilmek için daha büyük, konforlu ve verimli bir havalimanına ne kadar ihtiyacımızın olduğu net bir şekilde anlaşılabiliyor.

KARGO TAŞIMACILIĞI İÇİN DE  ÖNEMLİ BİR MERKEZ

Atatürk Havalimanı ile kıyaslandığında toplam alan olarak yaklaşık 7 kat, terminal alanı olarak yaklaşık 3 kat daha büyük bir yapı. Burada, Atatürk Havalimanı’na göre % 25’in üzerinde artış göstererek 90 milyona ulaşan yolcu kapasitesi; 2020 sonu itibariyle 120 milyona ve tüm inşaat tamamlandığında ise 200 milyona ulaşacak. Bu kapasite, 2023'e kadar filomuza dahil etmeyi planladığımız 200’ü aşkın uçak ile 500 uçağa yaklaşacak olan filo büyümemizi destekleyecek, yeni şehirler ve ilave frekanslar ile uçuş ağımızı zenginleştirebilmemiz için önemli bir fırsat sunacak. İstanbul Havalimanı, aynı zamanda kargo taşımacılığı için de önemli bir merkez olacak. IATA, 2019'da havayolu ile gerçekleştirilecek ticaret hacminin 7 trilyon dolar seviyelerine geleceğini belirtiyor. Tüm Avrupa’nın en büyük kargo terminaline ev sahipliği yapacak olan İstanbul Havalimanı, Turkish Cargo’nun da güçlü büyümesi için gerekli olan altyapıyı temin edecek. 2015'te taşıdığımız kargo, 720 bin ton iken 2019'da bu miktarın 2 katına çıkmasını bekliyoruz. Atatürk Havalimanı’nda 1.5 milyon ton olan yıllık kargo kapasitesi, İstanbul Havalimanı’nda tüm fazlar tamamlandığında, 5 milyon tonu aşacak olması ile İstanbul’un hem Turkish Cargo hem bulunduğumuz bölge için önemli bir hava kargo üssü haline geleceğini öngörüyoruz. Türk havacılık sektörü, Türk Hava Yolları’nın önemli katkılarıyla son 10 yılda gerçekleştirdiği %10 yıllık yolcu büyümesi ile dünya yolcu trafiği büyümesinin oldukça üzerinde bir gelişim gerçekleştirdi. Şimdi, İstanbul Havalimanı ile birlikte hem markamız global havayolları arasındaki konumunu güçlendirecek hem de ülkemizin turizminin gelişimi desteklenmiş olacak. Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’na geçişi ile birlikte yenilediği kurumsal kimliği, uçak içi ve lounge tasarımları, uçak içi eğlence sistemleri, kabin ekibi kıyafetleri ve geliştirdiği yeni teknolojik uygulamalar ile müşteri deneyimini de ileri bir seviyeye taşıyacak.