SON DAKİKA

Murat Yeşildere

Murat Yeşildere

murat.yesildere@platinonline.com

Başarısızlığın tarifi zor keyfi

Aklınıza gelen en yetenekli basketbol oyuncusu kim? Sanırım Michael Jordan, hepimizin  listesinde üst sıralarda yer alır. Efsane basketbolcunun 2 ve 3 sayılık alanlardan serbest atış  yüzdesi yüzde 48’miş. Yani her 2 atıştan birisini, hatta fazlasını kaçırıyormuş.

Amerika Birleşik Devletleri’nde pazara çıkartılan teknoloji ürünlerinin yüzde 69’u başarısız oluyor. Yine Amerika’da start-up şirketlerin yüzde 70’i ilk bir yıl içinde başarısız oluyor.

Risk sermayedarlarının desteklediği start-up yatırımların başarısızlık oranı ise yüzde 75. ABD’de pazara çıkan yeni ürünlerin yüzde 95’i başarısız olup pazardan siliniyor.

Patent başvurusu yapılan buluş ve yeniliklerin ise yüzde 99’u başarısız oluyor.

Yukarıdaki verilere baktığımda, başarısızlığın, hepimizin hayatında yerçekimi gibi doğal ve bizi ‘aşağı’ çektiği sonucunu çıkartmak pek de zor değil...

 

ADIM ATMAKTAN KORKMAYIN

Aslında yukarıdaki resmin daha da korkutucu tarafı, başarısızlıklardan ders almayı ‘marifet sayan’ beynimizin de gerek kendi yaşadıklarının etkisi, gerekse de başkalarının başarısızlıklarından duyduğu endişe ve korku nedeniyle, sıklıkla adım atmamıza engel olması…

Yani başarısızlıklar ‘elimizi korkak olmaya’ alıştırıyor.

Peki, önce kendi beynimizi, sonra da çevremizi nasıl ikna edip denemeye devam etmeyi başarabiliriz?

Sanırım denemeye devam etmenin ilk ve en önemli adımı, kendi başarısızlıklarımızla yüzleşebilmek. Başarısızlığın olgunlaşma ve gelişime yönelik bir yol olduğunu kavrayabilmek ilk adım. Ama ikinci ve daha zor olan adım ise başarısızlıkları sadece gece yattığında veya ayna karşısında hatırlamak değil, ekibinizle ve proje takımınızla da paylaşabilmeyi başarabilmek. Zira bu yüzleşebilmeyi başarabilirsek, etrafımızdaki insanların da hata yapma lüksleri olduğunu hatırlatabilmeyi becereceğiz.

 

BAŞARISIZLIĞI KUTLAMA BAŞARISINI GÖSTERİN

Başarısızlıkla yüzleşmenin de safhaları, biçimleri de var. Benim size önereceğim ‘yüzleşme’ köklü bir kabullenmeyi içeriyor. Yani taslaklarla çalışıp ufak tefek kelimeleri değiştirmeyi değil de, bir bilim insanının, her deneyinde yaptığı ya da yapmayı göze aldığı gibi çalışmanın tamamını çöpe atabilmeyi göze aldığınız zaman, gerçekten başarısızlıklarımız ile kendimiz ile yüzleşebiliyor olacağız.

Hyatt Hotels CEO’su Mark Hoplamazian, “Benim için 1.0 versiyonu değil, 0.5 versiyonu daha değerlidir. Çünkü, 0.5 versiyonu ile lanse edebileceğiniz bilgi ve belgeye sahipseniz, 1.0 versiyonunu beklemeyin. Hemen şansınızı deneyin ve eski versiyonu çöpe atın” diyor. Başarısızlık yolculuğunun son istasyonu ise başarısızlıkları da kutlama başarısını hatta cüretini gösterebilmek…

Roche ilaç şirketinin CEO’su Ar-Ge departmanının başarısız her ilaç denemesini, şampanyalı öğlen yemekleri ile kutluyor ve başarısızlığı denemenin kötü bir şey olmadığını Ar-Ge bölümünde görev yapan çalışanlara göstermediği müddetçe, yeni şeyler denemekten korkabileceklerini düşünüyor.

 

YENİ YIL İÇİN YAPILAN PLANLARIN YÜZDE 88’İ BAŞARISIZ OLUYOR

Siz bu satırları okuduğunuzda muhtemelen yeni yıla günler kalmış olacak. Hepimiz için yeni dönem için planlar yapmak ve kendimize sözler verme zamanı…

Moralinizi bozmak istemem ama yapılan araştırmalar gösteriyor ki, yeni yıl için yapılan o meşhur planların yüzde 88’i de başarısız oluyor. Yani kilo vereceğim, çok gezeceğim, az çalışacağım, kitap okuyacağım, TV izlemeyeceğim diyen her 10 kişiden 9’u fazla uzatmadan ‘pes’ ediyor.

 

ERKEN YENİ YIL HEDİYESİ...

Size erken bir yeni yıl hediyesi vereyim.

Danışmanın hediyesi akıl olur, tavsiye olur, kitap olur. Tavsiyem şudur ki, yeni yıl için planlar yapmak, büyük kararlar almak istiyorsanız, bu yola yalnız başınıza girmeyin.

Bir sevdiğinizi, arkadaşınızı da yanınıza alın ve hedefinize ortak edin. Bu sayede başarı oranınız artacaktır. Hazır yeri gelmişken, kitap tavsiyem de, konumuzun anlam ve önemine ithaf ederek, akademisyen John Danner ve Mark Coopersmith’in yazdığı ‘The Other F Word’…

Yanlış anlamayın ‘F Word’, ‘failure’ yani ‘başarısızlık’tan geliyor. Keyifli okumalar…