SON DAKİKA

Murat Yeşildere

Murat Yeşildere

[email protected]

Modern İpek Yolu ve Çin'in önlenemeyen lüks tüketim alışkanlıkları

‘İpek Yolu’, Doğu’nun sahip olduğu ipeğin batıya ulaştırılması ve karşılığında Çin ile Avrupa arasında ticaretin yaratılması sonucunda, Orta Çağ’dan itibaren geliştirilen bir kavramı ifade ediyor. Birkaç yıl önce Çin’i gezerken, Terracota askerlerini görmek için ziyaret ettiğim Xian şehrinden başlayarak Afganistan ve İran’ın üzerinden Türkiye’ye varan yol, buradan da deniz yolu ile Avrupa’ya kadar ulaşıyor. Son 10 yılda ise dünya ‘Yeni İpek Yolu’ kavramını, daha doğrusu, ABD’nin haz etmediği ama Çin’in öne çıkardığı ‘Bir Kuşak Bir Yol Projesi’ni (One Belt One Road) konuşuyor. Proje, Asya-Avrupa bağlantısına Afrika’yı eklerken, stratejik ticaret yolu kavramına, enerji yollarını da dahil ediyor. Dünyanın dengesi giderek doğuya kayıyor mu bilemem ama Çin’in dünya üzerindeki orantısız ağırlığı, neredeyse iş hayatının, ekonominin ve hayatın her alanında her geçen gün hissediliyor. 

‘AFFLUENT SEGMENT’İN HARCAMALARI, LÜKS TÜKETİM HARCAMALARINI HAREKETLENDİRDİ

Çin’in orantısız ağırlığının giderek artan bir şekilde hissedildiği alanlardan biri de lüks tüketim maddeleri sektörü… ‘Affluent segment’ olarak tanımlanan, yıllık geliri 100 bin dolar ila 1 milyon dolar arasında olan tüketicilerin, Çin nüfusuna oranının yüzde 2.5’i, mutlak değer sayılarının da 30 milyonu aşacağı öngörülüyor. Özellikle bu segmentin harcamaları ile hareketlenen lüks tüketim hacminin, Çin’de 2017 yılında 118 milyar doları aştığı hesaplanırken, bu rakamın 2024 yılında 180 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. (McKinsey & Co verileri). Bu öngörünün gerçekleşmesi durumunda yaklaşık 10 yıl içinde Çin, dünya lüks tüketim harcamasının yüzde 30’unu gerçekleştirmekten; yüzde 40’ını gerçekleştirme noktasına gelecek. Bu hızlı yükselişin arkasında; Çin’de öne çıkan Louis Vuitton, Hermes, Gucci, Chanel, Dior, Guerlain, Lancome, Bulgari, Cartier, Omega, Rolex ve Longines gibi popüler lüks tüketim markalarına gösterilen büyük teveccühün önemli yeri var. 

ÇİN’İN MİLENYUM NESLİ  EKONOMİYE GÜVEN DUYUYOR

Bu trendi incelerken; Çin Renminbi’sinin devalüasyon yaşamış olduğunu ve Başkan Xi Linping’in (özellikle ithal) lüks tüketim ürünleri ile ilgili güçlü ‘uyarılarını’ unutmamanızı rica ediyorum. Hatta olası güvenlik (terör) endişeleri nedeniyle Çinli turistlerin batıya daha az geldiğini de söylemek mümkün. Buna rağmen rakamlar ‘orantısız’ büyüyor; belki de değişen tek şey harcamaların kompozisyonu. Bunun arkasındaki unsurlardan biri; Çin’de giderek büyüyen Milenyum gençlerinin ekonomiye ve geleceğe duydukları güvenin her geçen gün artması… UBS’in tamamladığı son raporlardan biri, Çin’de yeni Milenyum neslinin yüzde 71’inin ekonomik gelecekle ilgili pozitif önyargılara sahip olduğunu gösteriyor. 

DÜNYANIN DENGESİ DOĞUYA  KAYMIŞ DURUMDA

Çin’in toplam lüks tüketim harcamasının üçte ikisinden fazlası online kanallardan gerçekleşiyor; yine üçte ikisi iç pazarda gerçekleşen harcamalardan oluşuyor. Dünyanın dengesinin doğuya kaymasının güzel örneklerinden biri de; Çin’in perakende mücevher pazarının yılda yüzde 22 büyürken, ABD pazarının ise yılda yüzde 15 küçülmesi… Sonuç olarak Çin’in lüks tüketim ürünleri harcamalarının artmaya devam edeceğini öngörmek pek de zor olmayacak. McKinsey danışmanlık firmasının araştırmaları, Çin’deki ortalama lüks ürün tüketicisinin 37 yaşında olduğunu ve bu yaş seviyesinin de giderek aşağı indiğini gösteriyor. Bu demografik trende ek olarak da ‘tek çocuk’ politikasının yarattığı aile desteği, gayrimenkul pazarının yükselmesine paralel artan refah hissi ve algısı, lüks tüketim harcamalarının artacağının işaretleri… Kim bilir belki de çok geç olmadan Çin, lüks tüketim harcamasının yarısından fazlasını yapma seviyesine ulaşabili