SON DAKİKA

Murat Yeşildere

Murat Yeşildere

murat.yesildere@platinonline.com

Paran mı var, derdin var!

. Örneğin bir an için Google’ı ele alalım… Teknoloji devi geçen yıl içinde Alphabet adlı bir holding şirketin yaratmıştı. Alphabet’in yaklaşık pazar değeri 500 milyar dolar; ama sıkı durun… Bu değerin yaklaşık 80 milyar doları bankalarda Google veya Alphabet hesaplarında yatıyor; tekrar ediyorum, sadece yüzde 2 getiri sağlayarak... Peki, Google elindeki bu kadar nakitle ne yapabilir diye şöyle bir etrafa bakan uzmanlar bakın neler bulmuşlar… Google elindeki nakitle Goldman Sachs’ı, ya da American Express’i, hatta biraz zorlasa Master Card’ı satın alabilecek durumda. “Tabi bunlar eski ekonomi, yeni ekonomik sistem ile karşılaştırılmaz” diyenleri görür gibiyim. Aynı para ile Google eBay’i, ya da perakende zinciri Costco’yu, ya da daha ‘entelektüel’ bir yaklaşımla Amazon’un dörtte birini de alıp, bir kenara atabilir. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim; Google tek başına, son birkaç yıl içinde, ortalamada her hafta yeni bir şirket satın alıyor! Yani cepte veya kasada kalan nakit, bu kadar satın almanın ardından kumbarada hala kalanlar...

 

NAKİT PARANIN ÜZERİNE OTURMAK HER ZAMAN MATAH BİR ŞEY DEĞİL

 

Örneklerin sayısı hiç de az değil; konuyu inceleyen NPR Dergisi yazarı Adam Davidson, farklı bir analiz daha yapmış. Buna göre yeni ekonominin ikon şirketlerinden Apple, Pazar değerinin üçte birini nakit olarak elde tutarken, otomotiv devi ve eski ekonominin temsilcisi General Motors ise pazar değerinin yarısını nakit olarak elde tutuyor. Sakın nakit paranın üzerinde oturmanın her zaman matah bir şey olduğunu düşünmeyin. En azından bu teori her şirket için ve her sektör için geçerli değil. Örneğin, ABD’de medya ve uçak sektöründe bilançoda duran nakit değerlerin yaklaşık yüzde 40’ı pazar değerine dahil ediliyor. Başta kömür olmak üzere madencilik sektöründe ise nakit kaynakların pazar değerlemesine negatif etki ettiği gözüküyor. Ancak teknoloji sektöründe ise bilançodaki her 1 doların pazar değerine 2 dolar olarak, ilaç sektöründe ise 1.5 dolar olarak eklendiği hesaplanıyor.

 

YÜZEN, GEZEN PARANIN YILLIK FAİZ GELİRİ 20 MİLYAR DOLARA YAKLAŞIYOR

 

Bir de kendi küçük dünyamızdan konuyu yorumlamaya çalışalım. Nakit para ihtiyacını körükleyecek olan güdü veya motivasyon nedir? Paranızı neden yastık altında, cari hesapta ya da her an nakde çevrilebilir ama reel getirisi negatif olan finansal enstrümanlarda tutarsınız? Bu sorunun ‘küçük’ dünyamızda birkaç cevabı olabilir. Bunlardan birincisi, ne zaman olacağını bilemediğiniz ancak yakın takip ettiğiniz bir satın alma veya yatırım ihtimaliniz varsa, nakit tutma motivasyonunuz artacaktır. Aslında nakdin üzerinden tutan Amerika şirketlerinin birçoğu da bu mazaretin arkasına saklanıyorlar. Olası satın alma fırsatları için nakit paraya ihtiyaç duyduklarını

iddia ediyorlar. Hatırlatalım; sadece Amerikan şirketlerinin sahip olduğu bu yüzen,gezen paranın, o benim beğenmediğim yıllık faiz geliri 20 milyar dolara yaklaşıyor. Yani Türkiye’ye son yıllarda giren ortalama yıllık sabit sermaye yatırımının iki katına yakın. Düşünün, Amerikan şirketleri eğer Türkiye’ye biraz daha ilgi duysa, yatırım yapma heyecanı ile yıllık faizin tamamını değil, yarısını birkaç sene feda edebilse, Türkiye’ye girecek yabancı sermaye iki katına çıkacak. Gerisini siz düşünün!