SON DAKİKA

Murat Yeşildere

Murat Yeşildere

murat.yesildere@platinonline.com

Paylaşımcı ekonominin önlenemeyen yükselişi

Paylaşımcı ekonomik modelin gözde simgelerinden birisi Uber. Çok uzak değil, yaklaşık altı yıl önce San Francisco’da Travis Kalanick ve Garrett Camp tarafından yaratılan ve geliştirilen Uber uygulaması, ulaştırma sektörüne yeni bir sayfa açma vizyonu ile yola çıktı. Uber’in kurucuları, kendilerine San Francisco şehrinin taksi pazarını hedef alarak yola çıkmışlar; o dönemde 250 milyon dolar ciroya sahip pazardan, mütevazi bir eforla yüzde 10, daha agresiv bir hedefle yüzde 20  pay alabileceklerini, yani ilk yıl yaklaşık 50 milyon dolarlık bir ciroya ulaşabileceklerini öngörmüşler. Hatta ilk risk sermayesi girişini de bu rakamlar üzerinden değerleme ile sağlamışlar. Sonuç ne mi olmuş ? İlk yılında Uber 1.3 milyar dolar ciro yapmış. Uber’in kalitesini, kullanım ve ödeme kolaylığını, araç ve sürücü kalitesini gören ve taksi kullanmayanlar da Uber’i kullanmış; sonuç olarak Uber kendisine yepyeni bir hedef pazar oluşturmuş.  'Yıkıcı inovasyon' için bundan daha güzel bir örnek olabilir mi? İlk risk sermayesi girişinde Uber’e 25 bin dolar yatırım yapanların şu anda ellerindeki hissenin değeri 500 milyon dolara yaklaşmış durumda; 10 yıllardan bahsetmiyorum; sadece beş, bilemedin altı yıllık bir yatırımın geri dönüşünden bahsediyorum. Yaklaşık 50 milyon dolarlık ciro hedefi ile kurulan Uber, bugün kurucularının dahi hayallerinin ötesinde bir büyüklüğe ulaşmış durumda. 2012 yılında uluslararası pazara açılan Uber, bugün 400’ün üzerinde şehirde, 60’ın üzerinde ülkede kullanılıyor; pazar değeri ise sıkı durun, 60 milyar doları geçti. Unutmadan bu başarıyı sağlayan Uber’in kendi rekabetini de yarattığını ve irili ufaklı birçok benzer veya kopyasının çıktığını da ekleyelim. 

 

Paylaşımcı ekonomide Küresel ciro, 335 milyar dolara ulaşabilir

Uber’in etklileyici hikayesi ve 'konaklama' alanındaki ikizi Airbnb modelinin benzer başarısı, uzmanların 2025 yılında paylaşımcı ekonomik modellerin küresel cirosunun 335 milyar dolara ulaşabileceği tahminine yol açıyor. Bu bağlamda ulaşım alanında (BlaBlaCar, Didi Kualdi, Lyft, YandexTaxi), konaklama veya oda paylaşımında (Airbnb, Coachsurfing, onefinestay, 9flats) birçok uygulama kullanılırken McKinsey&Co danışmanlık firmasına göre ofis, mağaza (We Are Pop Up), hatta yemek (Meal Sharing, EatWith, Travelling Spoon), enerji (Yeloha) ve kıyafet (Yerdie) konularında da paylaşım modelleri başarı ile kurgulanıyor. Yukarıda Uber’in hikayesini irdeledim ama 200’e yakın ülkede faaliyette olan Airbnb de yaklaşık 20 milyar dolarlık pazar değerine ulaşmış durumda. Çin’in Uber benzeri hizmeti Didi Kualdi de yatırımcıların yoğun teveccühü ile karşılaşmış. Örnekleri artırabiliriz; ancak hiçbirşey 'çöpsüz üzüm' değil. Belçika, Almanya, İtalya ve Hollanda mahkemelerinde Uber aleyhine açılmış onlarca dava devam ediyor. Geçen sene Airbnb’den kiraladığı bir dairede ölen geçici kiracının ya da 'paylaşımcının' hukuk sisteminde nereye oturtulacağı hâlâ tanımlanamadı. Kaliforniya’daki bir mahkeme Uber aleyhine 7.3 milyon dolarlık bir ceza kararı verirken, Güney Kore ve geçici olarak da Hindistan, Uber kullanımını yasakladı. Taksi şoförlerinin dünyanın değişik yerlerinde Uber aleyhine protesto gösterileri düzenlemesi ise cabası. Yeni 'paylaşımcı ekonomik modelin' temsilcisi olan oyuncular beşeri kaynaklarını ise kanıtlanmış adreslerde bulmayı tercih ediyor. Örneğin Airbnb, dünyanın en büyük özel sermaye fonlarından Blackstone’un CFO’sunu transfer ederken Uber ise Google’dan üst düzey yöneticileri bünyesine dahil etti. Hatta, Uber ABD Başkanı Obama’nın 2008 seçim kampanyasını yürüten iletişimciyi üst düzey danışman olarak işe almış. Bu üst düzey ve kritik atamanın ardında kamuoyunda güven ve kredibilite yaratma çabaları olduğunu öngörmek çok da yanlış olmayacak. Paylaşımcı ekonomik modellerinin popülariterinin ardından 'yıkıcı inovasyon' olduğu kadar, gündeme getirdikleri verimlilik ve ekonomik refaha katkılarının da altını çizmek gerekiyor.