SON DAKİKA

Mustafa Ergen

Mustafa Ergen

5G ile servis sağlayıcıların veri merkezi stratejisi

İnternet kullanımının hızla artması ve üretilen verilerin katlanarak büyümesi, hem veri merkezlerini büyüttü hem de yeni teknolojilere yatırımın önünü açtı. Günümüzde bu teknolojilerin getirdiği maliyet düşüklüğü ve kullanım kolaylığı ile internetin diğer bileşeni olan telekomünikasyon altyapısında da kullanılması gündemde… Bu devinimler, telekomünikasyon servis sağlayıcılarının veri merkezi stratejilerini yenilemeye sevk ediyor. Veri merkezlerine doğru ilk stratejik dönüşüm, 5G ile birlikte servis sağlayıcıların kendi şebeke altyapılarını artık yazılım tabanlı (SDN) hale getirerek, bulut üzerinden merkezi kontrol edilebilmesi ile başladı. Daha sonra sanallaştırma (NFV) ile kendi özel donanım yapılarında çalışan ağ elemanlarını veri merkezlerindeki standart bilgisayarlar üzerinde koşabiliyor oldular. Bu maliyetleri oldukça düşürdü ve ilk olarak servis sağlayıcıların kendi özel veri merkezlerini kurması ile sonuçlandı. Bu veri merkezlerinde müşterilerin ihtiyaçlarına dönük değer zincirleri de sunulmaya başlandı. 

YAPAY ZEKA DALGASI

Daha sonra maliyetleri daha da düşürmek için,  açık kaynak yapılanması (open compute project) ile veri merkezlerinde kullanacakları bilgisayarların markasız hale getirilmesi için çalışmalar, servis sağlayıcılar öncülüğünde başlatıldı. Bugün de servis sağlayıcıların, kendi veri merkezlerini bırakıp hizmeti, ticari (public) veri merkezlerinden kiralamaları maliyet ve verimlilik açısından öne çıktı. Bu süreci destekleyen bir başka unsur ise yapay zeka dalgası… Yapay zekanın temeli olan öğrenme algoritmaları için daha çok veri depolanmaya ve daha fazla hesaplama yapılmaya başlandı. Bu süreç, hesaplamanın hızlandırılması için yapay zekaya özgü yonga tasarımına kadar indirilmeye çalışılmaktadır. Ölçeklenebilir, inovatif ve düşük maliyetli bir yapıya olan ihtiyaç daha da arttı, veri merkezlerini konsolidasyon dalgasına soktu. Amerika’da servis sağlayıcıların veri merkezlerini satmaları ve ticari merkezlerden kiralama yolu ile başlayan bu süreç, bir anlamda servis sağlayıcıların kendi ana konusu olan iletişim kapasitesini ve müşteri değer zincirini artırmaya odaklanmasına imkan sağlıyor. 

KENAR AĞ YAPILANMASI

Şu anda gözlemlenen bir diğer devinim ise veri merkezlerini müşteriye yakın yerlere konumlayarak, hesaplama ve saklama kapasitesinin daha hızlı bir şekilde müşterilerin kullandığı uygulamalara ulaştırılması… Kenar (edge networking) ağ yapılanması olarak da anılan bu yaklaşımda, yatırımın kimlerin tarafından yapılması gerektiği servis sağlayıcılarının önündeki sorulardan biri. Müşteri örneğin, film izliyor ise en yakın kenar ağ yapılanmasından izleyeceği filmin bir kopyasını alıyor olacaktır. Bu hizmeti, servis sağlayıcılar internet şirketlerine mi sunmalı yoksa şirketler, her servis sağlayıcının içine bir kenar veri merkezi yatırımı yapmalı? Ya da farklı bir üçüncü kuruluş mu oluşmalı? Bu üç soru, şu an tartışılan konular arasında yer alıyor.

GLOBAL SÜRECE NASIL HAZIRLANACAĞIZ?

Ayrıca, şimdi akıllı hareketlilik konsepti ile telekomünikasyon  sektörü nasıl ulaştırma sektörüne fayda yaratmaya çalışıyor ise ileride kenar ağ yapılanmasının araçların içinde konumlanmasıyla ulaştırmanın, telekomünikasyona fayda sağlar halde değerlendirilmesi gündemde. Bu tip uygulamalar ile 5G’nin sürücüsüz araçlar gibi düşük gecikmeli, yüksek hesaplamaları ve uygulamaları, düşük maliyetle ölçeklenerek gerçekleşebilecek. 

Bu global sürece nasıl hazırlanacağımız önemli bir konu. Konsolide olan bir veri merkezi pazarı, bir anlamda ülke verisinin global şirketlerin veri merkezlerine taşınmasıdır. Global veri merkezleri ile nasıl regülatif iş birliğine gidilir? Yereldeki veri merkezleri, girişim sermayesi ile konsolide edilerek yerel ama global bir şirket çıkarılabilir mi? Bu oyun planlarına bakmalıyız.