SON DAKİKA

Serhat Özeren

Serhat Özeren

[email protected]

Dünyada eğitim sistemine genel bir bakış

Son yıllarda Doğu Asya ülkeleri eğitim sistemlerinde bir adım önde gözüküyor. Güney Kore, sıralamanın en başında yer alırken, onu Japonya, Singapur ve Hong Kong  takip ediyor. Geleneksel olarak güçlü performans gösteren İskandinavya ülkeleri güçlerini kaybetme belirtileri gösteriyor. 

2012 Endeksi’nin lideri olan Finlandiya sıralamada 5 sıra aşağı düşerken, İsveç 21’inci sıradan 24’üncü sıraya düştü. Birleşik Krallık’taki eğitimin yetkisinin devredilmesiyle birlikte bölgedeki hükümetler, eğitimle ilgili konuları artık kendileri yönetiyor. 

Yeni teknolojiler eğitim hayatına katılmakla beraber radikal İngiliz sistemi ve disiplinini eğitim sistemlerinde görüyoruz. İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda ve İngiltere hükümetleri, bir Birleşik Krallık otoritesi altında kolektif bir şekilde yönetilmek yerine kendi eğitim sistemleriyle kendileri ilgileniyorlar. 

Pearson, Birleşik Krallık’a Avrupa sıralamasında 2’nciliği, dünya sıralamasında ise 6’ncılığı verdi. Dikkate değer gelişme gösteren ülkeler arasında İsrail (12 sıra birden yükselerek 17. oldu), Rusya (7 sıra birden yükselerek 13. sırada yer aldı) ve Polonya (4 sıra birden yükselerek 10. oldu) yer aldı. Peki, bu ülkeler eğitim sistemlerinde neler yapıyor? Örneğin Güney Kore, dünyada kendini eğitime en çok adayan ülke olarak kabul edilebilir. Çocuklar genellikle okula haftada yedi gün gidiyor ve çok küçük yaşlardan itibaren ödev yapıyorlar. Güney Kore’de bir öğrenci sabah 8’de girdiği okuldan gece 10’da çıkıyor. Ülkede sırf üniversite mülakatlarına hazırlanmak için gelen öğrencilerin oluşturduğu bir şehir bile var.

Yüksek teknoloji ürünler derslerde kullanılıyor. Güney Kore’nin sistemine karşın Finlandiya dahil dünya ekonomisinde ve gelişmişlik düzeyinde önde gelen birçok Avrupa ülkesinde ilkokul 2, 3. sınıflara kadar okuma yazma öğrenmiyorlar, ödev verilmiyor ve çocukların daha çok oyun oynaması sağlanıyor. Japonya gibi teknoloji devi bir ülkede ise örneğin akıllı tahta kullanılmıyor.

Başarılı eğitim sistemlerinin ortak kesişimi; Eğitim Kültürü

Raporlar, en iyi ve en kötü eğitim sistemlerini karşılaştırdı ve başarılı bir eğitim sistemini belirlemenin en güçlü faktörlerinin neler olabileceğini ortaya koydu. Rapora göre harcanan paranın ilginç bir şekilde o kadar da önemli olmadığı ortaya çıktı. Kısacası başarılı eğitim sistemi uygulayan ülkelerde farklı metotlar var.

Peki, bu başarılı eğitim sistemlerinin ortak kesişimi nedir diye baktığımızda, bütün bu başarılı eğitim sistemini uygulayan ülkelerde eğitime önem vermek bir 'kültür' olarak ortaya çıkıyor. Eğitim almak, eğitime önem vermek 'kültürü'. Okulda geleneksel olan matematik, fizik, kimya, yabancı dil vs. derslerini almak önemli. Ama bundan daha çok önem verilen unsurlar görüyoruz. Kendini tanımak (milli değerler, milli benlik), iyi insan olmak, özgüven, disiplin, sorumluluk ve görevleri liyakatle yerine getirmek. 

İşte bütün bu eğitimde başarılı olmuş ülkelerde bu ortak değerleri ve prensipleri görüyoruz. Diyeceksiniz ki, “Ne var bunlar zaten olmalı.” O kadar basit değil. Eğitim sisteminin temeli yukarıda saydığım unsurlar, üzerine akademik, sanat ve spor eğitimlerini koyuyorlar. Bu değerleri almadan bir sonraki aşamaya geçmiyorlar.  

Eğitimin önemi hayatın odak noktası haline getirilmeli

Eğitim sabır gerektiren, yılları alan bir sistem. Başarılı olmak kolay değil. Ama hedeflerimizi doğru koyup bu hedefler içerisinde yolumuza devam etmeliyiz. Matematik dersi çok olmuş az olmuş, temel prensip bu değil. Toplumumuza eğitim kültürünü yerleştirecek vizyon çalışmalarımızı yapmalıyız. Bunun için de topyekûn eğitim seferberliğiyle eğitimin en önemli unsur olduğunu, eğitim denince akan sular duracak kadar önemli olduğu gerçeğini hayatımızın odağına almak zorundayız. Ancak böyle eğitim kültürünü oluşturabiliriz.