SON DAKİKA

Serhat Özeren

Serhat Özeren

[email protected]

Madenin bilişim teknolojisindeki önemi

Günümüzde gelişimi hızla devam etmekte olan teknolojiyi, insan hayatını kolaylaştırmak, daha sağlıklı bir yaşam ve daha çok konfor için kullanıyoruz. Bunun yanında teknoloji tabi ki savunma sanayisinde de yüksek oranda kullanılıyor. Sanayileşme, hızlı veri iletişimi, internet, GSM teknolojileri, bilişim dünyası gibi sektörler ve alt kırılımlarına baktığımızda da yüksek oranda rekabet ve hatta ciddi savaşlar yaşandığını görüyoruz. 

Amerika Birleşik Devletleri’nin Çinli Huawei şirketine çeşitli ambargolar veya kısıtlamalar uygulamasının nedenini dünya çapında teknolojiye sahip olmak ve bu güçle de dünyanın liderliğine hükmetmek olarak gösterebiliriz. GSM dünyasındaki bu savaşı ‘5G savaşı’ olarak adlandırmak daha doğru olur. Altyapıya sahip olan, birçok konuda öne geçmiş olacak, hatta teknolojik açıdan diğer ülkeleri de kendine bağımlı kılmaya zorlayacak. GSM rekabetinde, ABD’nin elinin çok güçlü olduğunu söylemeliyiz. En çok kullanılan chipset’ler ABD menşeilidir. Bu sebeple bu ürünleri ya alır kendi ürününüzde kullanırsınız ya da patent bedelleri ödersiniz. GSM mobil haberleşmede kullanılan işletim sistemlerinin de yüzde 99’unu ABD şirketleri üretiyor. Bunun yanında en çok kullanılan sosyal medya uygulamaları da ABD şirketlerinin. Dahası da var! Her cihazın internete bağlanması gerekli. İnterneti olmayan bir cep telefonu ise belki iyi bir fotoğraf makinesi olarak kullanılabilir. İnterneti yani IP adreslerini veren kurum da ICANN’dir. Ne kadar bağımsız olarak adlandırılırsa da ABD kontrolündedir. Kısacası bilişim, haberleşme ve internet dünyasında ABD ile iş birliği yapmadan rekabet etmeniz imkansızdır. Yüksek teknoloji dediğimizde Ar-Ge’ye, ürün gelişimi için çok büyük maddi kaynaklara ve nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyuluyor.

TEKNOLOJİYE SAHİP OLMAK İÇİN MADENLERE ERİŞİM ŞART

Bütün bu geliştirilen, üretilen ürünlerin en temel gereksinimi ise yer altında gizli. Yani madenler! Daha da önemlisi bu madenler sıradan madenler de değil, oldukça değerli madenler. İşte bu konuda da başka bir yarış ve savaş yaşanıyor. Teknolojiye sahip olmak için madenlere erişim şart. Sanayinin pek çok kolunda, düşük oranda ancak hayati öneme sahip bir girdiyi oluşturan nadir metaller, cep telefonu, mücevher, fiber optik, lityum piller, güneş panelleri, uzay, elektronik, seramik, cam, çelik, kimya ve petrol endüstrisinde önemli bir yer teşkil ediyor. Problem ise stratejik öneme sahip bu hammaddelerin büyük kısmının bir avuç ülkenin elinde bulunmasından kaynaklanıyor. 

ABD VE BATILI DEVLETLERİN ÇİN İLE İŞ BİRLİĞİ ŞART GÖZÜKÜYOR

Bu ülkeler arasında ilk sırada Çin yer alıyor. Çin, hibrid motor, LED ampul üretiminde ve nanoteknolojide kullanılan nadir metal kaynağının yüzde 95'ini, antimonun yüzde 87'sini, tungstenin yüzde 84'ünü elinde bulunduruyor. Çin'i Rusya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Brezilya takip ediyor. Bu da yüksek teknoloji kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen ABD ve AB ülkeleri için ciddi sorunlara işaret ediyor. ABD ve Batılı devletlerin, dünyanın en büyük nadir metal ve mineral ihracatçısı Çin ile iş birliği şart gözüküyor. Bu da Çin’in elini kuvvetlendiriyor. Günümüzde cep telefonu gibi pek çok elektronik cihazın üretiminde kullanılan Lanthanum, Neodimium, Terbium gibi 17 nadir madenin en büyük üreticisi konumundaki Çin, geçen 7 yılda söz konusu madenlerin ihracatını yüzde 40 oranında azalttı. 

BATILI ÜLKELER YENİ KAYNAKLAR BULMAK ZORUNDA KALABİLİR 

Gelecek yıldan itibaren nadir madenlerin ihracatını daha da azaltacak olan Çin yönetiminin, sadece iç ihtiyacını karşılayacak kadar maden çıkartmayı amaçladığı tahmin ediliyor. Bu durum, Batılı ülkeleri yeni kaynaklar bulmak zorunda bırakacak. Teknolojiyi üretmek için rekabet eden ülkeler, madenlere erişim için de ciddi mücadele edecek gibi gözüküyor. İlerleyen zamanlarda Huawei gibi başka satranç hamleleri de görmemiz mümkün gözüküyor.