SON DAKİKA

Serhat Özeren

Serhat Özeren

[email protected]

Yerli ve milli depolama merkezler kurulmalı

Bugüne kadar ‘dijital dönüşüm’ün önemine vurgu yapan çok sayıda yazı kalem aldım. Bunların birinde de şu ifadeyi kullanmıştım: “Artık çok askere sahip olmak güç anlamına gelmeyecek. Ya da geleneksel ekonomiler ve şirketler, yerini hızla yeni oyunculara bırakacak. Bununla beraber ülkelerin sahip olduğu petrol, doğal gaz ve değerli madenlerin yanı sıra büyük verilere sahip olma ve koruma da aynı derece de stratejik öneme sahip olacak.” Geldiğimiz nokta, aslında tam da işaret ettiğim gibi. Yaşamın her alanında büyük bir dijital dönüşüm süreci yaşanırken ortaya çıkan ‘veri' ile bu verinin güvenli şekilde saklanması ihtiyacından doğan ‘veri depolama' kavramları, neredeyse ‘djjital dönüşüm’ kadar önemli hale geldi. 

VERİ DEPOLAMA NEDİR?

Kişisel ve kurumsal olarak tüm önemli verilerinizi, güvenli bir şekilde size ayrılmış bir alanda depolayabilirsiniz. Veri depolama sayesinde, tüm bilgilerinizi istediğiniz şekilde yönetebilirsiniz. İşlenmesi için yenilikçi çözümler gerektiren yüksek hacimli, yüksek hızda ve yüksek değişkenlikteki veri olarak adlandırılan 'big data’ yani ‘büyük veri', dediğimiz verileri güven içinde nasıl depolayacağız? İşte bu noktada büyük boyutlardaki verilerin depolanması, düzenlenmesi, dağıtılması amacıyla bilgisayar ve ağ sistemlerinin bir merkezde toplanması için kurulan veri merkezleri bulunuyor. Veri merkezleri, yapıları ve özelliklerine göre sınıflandırılıyor. Uzmanlara göre en kullanışlı ve en ekonomik veri depolama alanı, bulut veri merkezi sistemleridir. Bulut teknolojileri, bilgi işleme yetkinliklerinin ölçeklenebilir ve esnek bir şekilde internet üzerinden hizmet olarak sunulmasını sağlar. Günümüzde bulut teknolojileri, hemen hemen her sektörde çeşitli yazılım ve donanım altyapısı gereksinimleri için kullanılıyor.

STRATEJİK SEKTÖRLERE AİT VERİLER, MİLLİ ŞİRKETLER TARAFINDAN KORUNMALI

Bu bilgiler ışığında savunma, havacılık ve otomotiv başta olmak üzere Türkiye’nin stratejik sektörlerindeki veri depolama işlemini, Türk şirketlerinin geliştirmesinin önemini belirtmeye gerek yok sanırım. Dijitalleşme ile birlikte kesintisiz bir şekilde büyüyen bu verilerin yerli ve milli şirketler tarafından korumaya ihtiyacı var. Her şeyden önce stratejik öneme sahip sektörlerdeki verilerin milli veri merkezleri tarafından korunması, bu verilerin tehdit unsuruna dönüşmesinin önüne geçecektir. Ülkemizde, verinin stratejik önemini bilen birçok işletmenin veri depolama konusunda hizmet aldığını, yeni nesil teknoloji adaptasyonunda Türkiye’de yerli sermaye ile kurulmuş veri merkezlerini tercih ettiğini biliyoruz. 2019 başında 5 farklı ilde, 125 farklı şirketin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmaya göre; her 5 KOBİ’den 4’ünün teknolojik altyapı hizmeti alacakları şirketin yerli bir marka olmasını istediği sonucu ortaya çıkıyor. Yerli sermaye ile kurulan veri merkezleri, yüksek teknolojili altyapılarıyla küresel çapta hizmet sunarak hem yüksek düzeyde güvenlik sağlamış olacak hem de işletmelerin güvenini en üst seviyeye çıkaracak şekilde sürekliliği sağlayacak. 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZİ

Bu bağlamda geçtiğimiz ay, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank, Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden birinin açılışını gerçekleştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, 140 milyon dolarlık yatırımla kurulan merkezin yerlileştirilmiş bulut teknolojisi ile hizmet sunacağını kaydetti. Ülkemizdeki şirketlerin verilerinin, yerli bir veri merkezi tarafından korunacak olması oldukça önemli bir gelişme. Dijital dönüşümde yaşanan gelişmeleri takip eden değil; etkili politikalar üreten, uygulayan bir ülke olma hedefiyle çalışmalıyız. Dijital dönüşüme ayak uyduran sektörlerin ekonomimizi üst sıralara taşıyacağını söylemek yanlış olmaz. Dijitalleşme sürecinde belirli sektör ve teknolojilerde bölgesel veya küresel lider olmak istiyorsak, veri depolama gibi kritik ve stratejik öneme sahip yerli ve milli depolama merkezleri kurulmasını teşvik etmeli, ülkenin verilerinin ülkede kalmasını sağlamalıyız.