SON DAKİKA

Ufuk Tarhan

Ufuk Tarhan

tufuk@m-gen.biz

Hem büyük hem de mega fotoğrafa bakalım!..

 

Ülke gündemi kalkışmaya, terörle savaşa, can/mal kayıplarına kitlenmişken, fütürist/gelecekçi olarak odaklandığım konular, 'hâlâ fanteziymiş gibi geliyorsa, 'yandık' demektir! Çünkü bu hallere gelmemizin nedeni çoğumuzun 'gelecek okuryazarı' olmamasından, olanların da bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik alanlarına gereken önemi vermemesinden, çok çalışmak yerine kolaycılığa kaçmasından kaynaklanıyor.

 

'Ama', 'fakat' ve 'lakin'ci tercihlerimiz, 'elle gelen düğün bayram' veya 'bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' gibi tutunduğumuz, nesilden nesle öğrettiğimiz bize has özlü ama aslında özümüzü boşaltan sözlerimiz ile gelip gelebileceğimiz haller buralara kadardır. Zira bundan ötesini, bu tür bir gidişatın geleceğini tahmin etmek zor değil…

 

Global güç savaşlarının başrol oyuncuları tarafından, asırlık kurgularla sahnelenen oyunların öncesi, sırası ve sonrasında oluşanlar çok da 'sırlı ya da tahmin edilemez derinlikte' değil artık. Her şey gözümüzün önünde olup gerçekleşiyor. Bize yapılmak istenenler, başımıza gelsin diye çabalananlar daha önce onlarca ülkeye yapıldı!

 

Adeta Games of Thrones izler, Pokemon kovalar gibiyiz… Tüm ülke olarak böyle zehirli, bulaşıcı bir moda kitlenmiş vaziyetteyiz. Bugün kim yakalandı, kimler/kaç kişi işten atıldı, neresi bombalandı, neresi basıldı, kaç kişi öldü, yaralandı, kim ne dedi? Zehirli bir loop’un içinde dönüp duruyor, duyarsızlaştıkça duyarsızlaşıyoruz. Oysa insanlık bu tür filmleri, özellikle de bu coğrafyada, pek çok kez seyretti. Öğrendi. Hedefteki bölge insanları eğitimsiz bırakılarak, terör ve karmaşa ile bölünüp, sersemletiliyor ve şaşkınlaştırılıyor. Bu hale gelen şuursuz, yorgun, bezgin, itişen, kakışan kafa karışıklığı ile piyon olarak kullanılan, bir kısmı terörist ve haine, bir kısmı da mazluma ya da hormonlu güce dönüştürülüp birbirine düşman edilmiş bölge/ülke insanları bol bol savaştırılıyor. Silah, uyuşturucu vb. Her türlü melanetten para, güç kazanan tacirlerin fabrikaları tam kapasite çalıştırılıyor… Ekonomileri kalkınıyor. Bizim, can havli ile onarmaya, kurtulmaya harcamak zorunda kaldığımız kaynaklar, onlara oluk oluk refah, zenginlik, huzur, yatırım, inovasyon, teknolojik icatlar, çok daha zorlu koşullarla ışık hızında gelen geleceğe hazırlık yapmaları için akıyor…

 

Kısacası, biz bu şekilde içimize kapanmaya zorlanırken, canımızın derdine düşürülmeye çalışılırken, dünyanın aklı evvel ülkeleri sömürdükleri kaynaklarımızı aşağıdaki hiper trendlere tahsis ediyorlar:

 

> Tüm internet, teknoloji altyapılarını dijital dönüşüme tabi tutup, bant genişlik kapasitelerini artırıp, deli gibi çok daha yetkin insana, yazılıma ve donanıma sahip olmak için yatırımlar yapıyorlar.

> 5g’ye geçişe hazırlanıyorlar. Yani 1 saati, 1 saniyeye çevirecek dijital hıza doğru koşuyorlar. Böylece hologramla, artırılmış ve sanal gerçeklikle eğitime, sağlığa ve hizmet sektörüne verecekleri yeni şekilleri kurguluyorlar. 

> Tüm yapılarını bulutta konuşlandırıyor, biz 'terör' derken, onlar 'siber güvenlik öncelikli meselemizdir' diyerek, dijital ve sanal duvarlar, kaleler inşa ediyorlar.

> Bir taraftan da harıl harıl Ay’a, Mars’a gidip, gelip uzayı komşu kapısı yapıyor, dünyayı bitirdikten sonra gidecekleri yerleri de şimdiden hazırlıyorlar.

> Üretim sahalarını robotlarla, iş zekâsı ile donatıp, verimlilik ve kapasite konusunda sınırları zorluyorlar. Büyük, küçük, havada, karada, suda, su altında gidebilen insansız araçlarla ulaşım konusundaki tüm engelleri yok edecek icatlara imza atıyorlar.

> Yenilenebilir enerji yatırım, icat ve kullanımlarını turbo hızda geliştirerek, neredeyse sıfır maliyette, tertemiz enerji ile başımıza atıp kaçmaya çalıştıkları kapitalist sistemden çok farklı, insancıl, güvene dayalı düzeneklere ve çevresel sorunları çözdükleri aşamalara geçmek üzere ilk adımlarını atıyorlar.

Eğer hem fikirsek, akıllı olalım ve kör dalaşını bırakıp kenetlenelim. Çok çalışkan, duyarlı, saygılı ve dürüst olalım. Olaylara gelecekçi bir bakışla ve olumlu yaklaşalım.