SON DAKİKA

Özhan: Farklı bir devrim yaşandı

Dergi Haberleri

TRT World Dijital İçerik Müdürü Yusuf Özhan teknoloji devriminde geçmişteki iletişim araçlarının, yerlerini radikal şekilde Facebook ve Twitter gibi alanlara bıraktığını Platin'e açıkladı

Teknolojinin siyaset üzerindeki en büyük etkisi, kamusal alan iletişiminde yaşandı. Bu yönüyle yaşananları bir çeşit devrim olarak nitelemek, sansasyonel bir değerlendirme olmayacaktır. Bu devrimde geçmişteki iletişim araçları, yerlerini radikal şekilde Facebook ve Twitter gibi alanlara bıraktı. Artık siyasi kurumlar ve kişiler, kalabalıkların sürüklediği bu platformlara daha düşük maliyetlerle katılım sağlamaya, kitlelerin arzuladığı şekillerde hazırlanmış mesajlarıyla katkı sunmaya başladı. Dışarıda kalma maliyetinin içeride olmanın önüne geçmesiyle beraber katılım düzeyleri yüzde 100 oranlarına yaklaştı. O kadar ki başlangıçta siyaset aktörlerinin temkinli mesafeden katılım sağladıkları bu alanlar, artık kamuoyu bilgilendirme platformları haline dönüşmüş durumda. Her sınıftan ve kesimden katılımcının parmaklarının ucu kadar yakın mesafeden tartışmaların seyrine yön verebilecek kudretle katılım sağladığı bu dijital meclisler; spordan siyasete, siyasetten sosyal yaşama kısacası kentli yaşamın parçası olan her konuya etki edebilir hale gelmiş bulunuyor. 

İLETİŞİM KAOSU ATMOSFERİ

Bu bağlamda sosyal medya platformları üzerinden iletişimi, iki pencereden takip edilebiliriz. Birincisi kamusal alan düzeyinde bireyin temsil gücü ve kabiliyetinin gelişimi. İkincisi ise kurumların bireylerle ilişkilerini düzenlemede bu platformları nasıl yorumladığı… Geleneksel toplum sıralamasında bireylerin temsiliyeti daha hiyerarşik bir şekilde düzenleniyordu. Dernekler, vakıflar, sendikalar gibi bir dizi çeşitlilikteki temsil organları, bireylerin iradelerini yansıtmak için vücut buluyordu. Medya da bu kamusal alan faaliyetlerini süreli tekrarlı yayınlarıyla kamuoyu takdirine sunuyor ve ajanda belirliyordu. Büyük ölçüde çevrimdışı yaşanan bu süreçte tartışmaların doğuşu ve şekillenmesi daha yavaş bir tempoda ve daha temkinli bir zeminde ilerliyordu. Çözümler gibi sorunlar da yavaş bir döngüde yaşanmaktaydı. Zamanın mesaj üzerindeki etkisi hissedilir düzeyde baskındı. Bugün ise mesaj, zaman karşısında tümüyle şartları lehine çevirmiş durumda. Sorunlar geleneksel olgunlaşma süreçlerinden geçemeden, kurumlar yerine daha çok bireyler tarafından kamusal alanın takdirine sunuluyor. Bu da beraberinde hissettiğimiz, iletişim kaosu atmosferini hazırlıyor.

KURMACA OLMAYAN HİKAYE ANLATICILIĞI

Bu noktada amacımız, iletişim kargaşasından bir düzen çıkarabilmek ve kamusal alan tartışmalarına aktif şekilde katılım sağlamayı sürdürmeyi başarmak üzerine odaklanıyor.   
Bu yönleriyle gazetecilik, geleneksel veya dijital ayrımı olmaksızın bir tür kurmaca olmayan hikaye anlatıcılığı olarak da tanımlanabilir. Dijital gazetecilikte de ana felsefemiz, kamusal alan tartışmalarına nasıl olumlu katkı sunabileceğimiz sorusuna yanıt arama çalışmaları etrafında şekilleniyor. Daha kısa ve öze yönelik metinler, kısa ve anlaşılır video içerikleri, karmaşık verilerin interaktif sunum araçlarıyla anlaşılabilir hale dönüştürülmesi, uzun ve karmaşık haber konularını parçalı ve süreli sunum yollarıyla anlaşılabilir hale taşıma gibi birçok hikaye anlatıcılığı yöntemlerini uygulamaya çalışıyoruz. Dijital gazeteciler olarak mesajlarımızın formlarını alıcıların kitlesel davranışlarına uygun hale getirmeye çalışırken habere konu olayları gerektiğinden fazla parçalara ayırmak zorunda kalabiliyoruz. Bunu ortadan kaldırabilmek için ise yoğun ve ardışık içerik üretimi ve kuvvetli editoryal hakimiyet oluşturmamız gerekiyor.